Raziye

Kendimizi yitirdiğimizde her şeyi yitirmiş oluyoruz.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
İnsanın mutluluğu aynı zamanda kederinin kaynağı olmak zorunda mıydı?
Zaten bu dünyada kimse kimseyi kolay kolay anlamıyor.
"Siz insanların, bir konuda 'ahmakça', 'akıllıca', 'iyi', 'kötü' diye konuşma gereği duymanız ne anlama geliyor? Bir eylemin altında yatan koşulları hiç incelediniz mi? Yaşanmış ya da yaşanmak zorunda olan şeyin nedenlerini biliyor musunuz ki? Biliyor olsanız bu kadar aceleci karar vermezdiniz."
Sinsi bir hastalık yüzünden yavaş yavaş ölüme giden bir zavallının bir hançer darbesiyle acılarına hemen bir son vermesini bekleyebilir misin? Tüm gücünü tüketen bu hastalık aynı zamanda ondan kurtulmasını sağlayacak cesareti de yok etmez mi?