Ben, o dönem toplumunda bir değişiklik yapmaya çalışan birisi olsaydım, amacım ne olursa olsun, "Atalarımız da benim söylediğim gibi yapardı ve böyle düşünürdü." yalanı her daim bana daha kullanışlı gelirdi. Zira böylesi bir tavır hem siyasi düşmanlğı üzerine çekmeyecek hem de menfaat celbetmeye imkân verecektir.
Oysa Kur'andaki üslup, görünür bir menfaat içermez ve siyasi olarak açıklanması imkânsızdır.
Zira -hâşâ- Kuran'ı, Nebi (s.a.v.) kendisi yazsaydı kendi isteği olan "bağışlaması için dua etme" fiilini neden kendisine menetsin? O halde ortada iki irade vardır. Birisi dua etmek isteyen Nebi'nin (s.a.v.) iradesi diğeri onu yasaklayan Kur'an. Dolayısıyla Kur'an, Nebi'nin (s.a.v) kendi isteğine göre yazmadığı bağlamında, başka bir delil olacaktır.