Mekkeli Müslümanlar (muhacirler) açısından ele alacak olursak bu insanlar, mal ve can açısından büyük fedakârlıklarda bulunuyor ve Mekke döneminde, hiçbir menfaat olmaksızın eziyetlere katlanıyorlardı. Bugün gercek hayatta karşınızdaki bir kisinin böyle olduğunu görseniz onun samimiyetinden asla şüphe etmezsiniz.
Diğer bir deyişle bulunan yazmalar; hafizların ezberleri, eski tarihi kaynaklardaki bilgiler ve akli delilerle uyumlu çıkmıştır. Bu, yeryüzünde hiçbir metnin ulaşamayacağı bir tarihî güvenilirlik seviyesidir.
Eğer bu kadar yazması olan bir metnin güvenilirliği tartışılacaksa yeryüzünde güvenilir tek bir metin dahi yoktur.
Tayyar Altıkulaç bu gerçeği şöyle ifade ediyor: "Yeryüzünde, Kur'an-ı Kerim kadar yazma nüshası bulunan, baskısı yapılan başka bir kitap yoktur."
Yeryüzünde, böylesine çok ve erken döneme ait yazması olan başka bir metin daha yoktur. Böyle bir metnin tahrif edildiğini öne sürmek için iddialaşmak ya cehaletten ya da ön yargıdan ileri gelir.
Zira öne sürdügümüz akli ve tarihi argümanlar kadar güçlüdür ki, eğer bugün elimizdeki mushafa muhalif bir yazma bulsaydik bunu tarihî olarak açıklamak ve bir kompozisyon oluşturmak çok zor olurdu.