Realitenin bize gösterdiği sonuç şudur: Kur'ân-ı Kerim'in en azından bazı ayetlerinin ve ahkamından bir kısmının ek bir açıklama olmadan anlaşılması mümkün değildir.
{155} Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle sınayacağız. Sabredenleri müjdele!
﴾156﴿ Onlar, başlarına bir musibet geldiğinde, “Doğrusu biz Allah’a aidiz ve kuşkusuz O’na döneceğiz” derler.
﴾157﴿ İşte rablerinin lütufları ve rahmeti bunlar içindir ve işte doğru yola ulaşmış olanlar da bunlardır.
Sahabe efendilerimiz, gerçekten Kurandaki bilgilerin doğruluğu konusunda önemli bir
kriterdir. Zira onlar -hâşâ- akıllarını hiç kullanmayan kişiler değillerdi. Açıkça bir hata ya da yanlış yakalasalardı bunu dile getirirlerdi. Çünkü bu din için -daha önce de aktardığımız üzere- çok büyük fedakârlıklarda bulunuyor ve samimiyetle çalışıyorlardı.
Her insan, kendisi için çokça mesai harcadığı ve fedakârlıklarda bulunduğu şeyin doğru olmasını bekler.