eskiden bayram öncesi heyecandan uyuyamazdık. ne büyük şeydi bayramlar! tüm aile birkaç gün önceden köye gider bayram hazırlığı yapardık. herkesin içinde bir sevinç, neşe... bayram sabahı kimsenin uyanmadığı saatte uyanır evin büyüklerini bayram namazına gönderirdik. onlar dönene kadar en güzel giysilerimizi giyer, heyecanla namazdan dönmelerini beklerdik.bayram namazındakiler gelmeden bayram olmazdı çünkü, öyle derlerdi. döndüklerinde tüm aile sıraya girer bayramlaşırdık. sonrasında başlardı kahvaltı telaşı; on altı kişi aynı anda kahvaltı yapacak, nasıl hazırlanacak her şey? iki tane büyük masayı birbirine ekler öyle kurardık sofrayı, on altı kişi sıkış tıkış oturup kahvaltı yapardık. o zamanlar tabii kalabalıktan çok şikayet ederdim, çok gürültülü olurdu, doyup da kalkmazdı kimse sofradan. bir o kadar da bulaşık tabii... meğer ne güzel günler, ne güzel gürültülermiş. bir daha o sofraların kurulamayacağını bilmek ne acı... bayram, sevdiklerini kaybedenlere bayram değilmiş gerçekten. bu bayramda hiçkimsemin olmadığı bir yerde, yalnız başıma kitap okuyarak vakit geçireceğim sanırım. hem zaten ailem de o büyük masalarda oturamayacak, eskisi gibi iki masa değil de belki de sadece bir masa kuracaklar. eskiden kilolarca aldığımız bayram şekerini bu bayram belki kapımı çalan biri olur diye bir avuç almak da çok can sıkıcıymış. meğer o çok şikayet ettiğim sofralar aslında hayatımın en mutlu dönemlerindenmiş, bilmiyordum...
neyse...
kolonyaların eksildiği, şekerlerin tükendiği, kahkahaların eksilmediği bayramlarınız olsun.
iyi bayramlar! 🙃