Hepimiz, ilgi alanlarımız ve tutkularımız konusunda farklılık gösteririz. Çocukken kimimiz müziği, kimimiz resim yapmayı, kimimizse spor yapmayı severiz.
Peki ya matematiği sevmek?
Yetişkinler bile bu soruya garip bakışlar atarken, çocuklar için bu soru daha da korkunç olabiliyor. Sizi, TÜBİTAK yayınlarından bir matematik kitabıyla tanıştıracağım. Bu kitap, küçük bir kızın hikayesini anlatıyor..
--------------------------------
* Spolier*
Küçük kızın ailesinde herkesin bir tutkusu var .Babası resim yapıyor, Kardeşi ise gitar çalıyor. Okuldaki arkadaşları ise yemek yapmaktan, baleye bir çık tutkuya sahip. Ama küçük kız için bunlar pek de keyifli değil.
Fakat bu, onun bir tutkusu olmadığı anlamına gelmez değil mi?
Küçük kız kendine diğerlerine göre farklı bir yol seçmiş. Oyun alanında yürürken gözleriyle üçgenler, kareler ve daireler arayıp, parkta oynarken, salıncağın ipleri arasında gizlenmiş bir eğri bulmaya çalışırdı. Seksek oynarken, oyun blokları arasında geometrik şekiller bulup ağaç dallarındaki fıraktalları takip etmeye bayılırdı.
Ama bu tutkunun adı neydi? Matematik mi?
Hayır, Bu sadece dünyayı okumanın ve güzelliklerini fark etmenin başka bir yolu sadece.
* Spoiler*
---------------
Şimdi matematiğe böyle bakan çocuklar bulmak oldukça zor, ama bakış açılarını değiştirmek daha zor. Bu kitapla birlikte bu bakış açısını değiştirmek hem mümkün hem de oldukça keyifli.
Matematiği sevmek, resim yapmayı ya da müzik çalmayı sevmekten farksız. Her biri aktivite , çocukların içindeki yaratıcılığı besler ve büyütür. Bu yüzden hangi alanda hangi yaş grubunda olursanız olun, istekleriniz konusunda kendinizi ve çocuklarınızı cesaretlendirilmelisiniz.