Uyanıyorsunuz.
ANİDEN bir problem ortaya çıkıyor.
Her şeyin bir probleme dönüştüğü bir güne uyandınız mı hiç?
Belki de matematik öğretmeniniz tarafından LANETLENMİŞ olabilirsiniz.
Geçenlerde bir video izlemiştim; küçük bir çocuk "Matematiği kim bulmuş, keşke hiç icat edilmeseydi!" diye sızlanıyordu. Eminim birçok çocuk, matematikten korkuyor ya da anlamakta zorlanıyor. Ama Jon Scieszka'nın yazdığı Matematik Laneti bu korkuyu tamamen yıkıyor. :)
Türkiye’de Nesin Yayıncılık tarafından harika bir Türkçeyle çevrilen bu kitap, matematiği günlük hayatın içine eğlenceli bir macera olarak yerleştiriyor. Kitapta, sıradan bir çocuğun gün içinde matematikle nasıl karşılaştığını görüyoruz. Mısır gevreği yerken, servise yetişmeye çalışırken, hatta dolabındaki o çirkin gömleğe bakarken bile...
Adeta bir Tim Burton filminden çıkan kaygılı karakterimiz, günün her anında matematiksel problemlerle karşılaşıyor. Bizim için basit görünen sorunlar, bir çocuk için kabusa dönüşüyor...
Ama işin güzelliği burada.
Matematikle ilgili kaygıları olan, günlük hayatla bağlantı kuramayan, problem çözmede zorlanan ve derslerden sıkılan çocuklar için mükemmel bir kitap. Aslında sadece çocuklar için değil; 8 yaşından 100 yaşına kadar herkes bu hikayeden keyif alabilir.
Kitabı okurken çocuğunuzla şu sorular üzerine konuşabilirsiniz:
Karakterimiz sabah uyandığında hangi matematiksel problemlerle karşılaşıyor? Biz de günlük hayatta böyle problemlerle karşılaşıyor muyuz ?
Senin de günlük hayatında matematikle ilgili sorunların oluyor mu ?
Kitap boyunca karakter biraz panikliyor gibi. Senin de matematikle ilgili endişe duyduğun anlar var mı ?
Okumayı tamamladıktan sonra:
Hepimiz, ilgi alanlarımız ve tutkularımız konusunda farklılık gösteririz. Çocukken kimimiz müziği, kimimiz resim yapmayı, kimimizse spor yapmayı severiz.
Peki ya matematiği sevmek?
Yetişkinler bile bu soruya garip bakışlar atarken, çocuklar için bu soru daha da korkunç olabiliyor. Sizi, TÜBİTAK yayınlarından bir matematik kitabıyla tanıştıracağım. Bu kitap, küçük bir kızın hikayesini anlatıyor..
--------------------------------
* Spolier*
Küçük kızın ailesinde herkesin bir tutkusu var .Babası resim yapıyor, Kardeşi ise gitar çalıyor. Okuldaki arkadaşları ise yemek yapmaktan, baleye bir çık tutkuya sahip. Ama küçük kız için bunlar pek de keyifli değil.
Fakat bu, onun bir tutkusu olmadığı anlamına gelmez değil mi?
Küçük kız kendine diğerlerine göre farklı bir yol seçmiş. Oyun alanında yürürken gözleriyle üçgenler, kareler ve daireler arayıp, parkta oynarken, salıncağın ipleri arasında gizlenmiş bir eğri bulmaya çalışırdı. Seksek oynarken, oyun blokları arasında geometrik şekiller bulup ağaç dallarındaki fıraktalları takip etmeye bayılırdı.
Ama bu tutkunun adı neydi? Matematik mi?
Hayır, Bu sadece dünyayı okumanın ve güzelliklerini fark etmenin başka bir yolu sadece.
* Spoiler*
---------------
Şimdi matematiğe böyle bakan çocuklar bulmak oldukça zor, ama bakış açılarını değiştirmek daha zor. Bu kitapla birlikte bu bakış açısını değiştirmek hem mümkün hem de oldukça keyifli.
Matematiği sevmek, resim yapmayı ya da müzik çalmayı sevmekten farksız. Her biri aktivite , çocukların içindeki yaratıcılığı besler ve büyütür. Bu yüzden hangi alanda hangi yaş grubunda olursanız olun, istekleriniz konusunda kendinizi ve çocuklarınızı cesaretlendirilmelisiniz.