"Kalplerin konuşmaya ihtiyacı olmaz, sadece bilirler.. "
(Minik spoiler içeriyor)
Sonunda 3.kitabı da bitirebildim. Genel olarak serinin konusunu beğeniyorum, değişik ve ilgi çekici bir konusu var. Fantastik türü kitaplarda genelde var olan konular her kitleye hitap edemeyebiliyor. Yazarın hikayesinde burçlar konusunu ele alması aslında serinin kitlesini arttırıyor diye düşünüyorum. Çünkü her ne kadar dışarıya çok da inanmıyorum denilse de içten içe herkes burçlara ve burçlar ile ilgili konulara az çok merak duyuyor.
İlk iki kitaptan sonra ve novelladan da sonra bu kitap bazı beklentilerimi ne yazık ki karşılamadı. Bu kesinlikle kurgudan ya da yazarın yazım diliyle alakalı değil, daha çok karakter gelişimi ile alakalı. İlk kitapta Nova diyara daha yeni yeni adapte olmaya başladığından kararsız ve ne yaptığı belli olmayan davranışları mazur görülebilir, ancak üçüncü kitapta artık vâris olmak için bir çaba sarf ediyor, diyar apayrı bir durumda ve Nova ne yazık ki hala daha kararsız ve ne yaptığı belli olmuyor. Aslında bunun sebebi saf bir vâris olmaması , hem ikiz alev bağı hem de gökyüzü vârisi olması olabilir gibi görünse de bence tüm bu üzerinde ki ünvanlar onu kararsız ve ne istediğini bilmeyen birisi yapmak için sebep olmamalı. Yani hem Arın ile bir yol yürümek istiyor, hem Daren ile bir arada olmak istiyor. Bunun yaşadığı evrende pek mümkün olmamasını göz önünde bulundurursak bir karara varmasını ve daha özgüvenli bir karakter olarak karşıma çıkmasını beklerdim açıkçası. Bana üç kitap boyunca hala daha aynı Nova gibi göründü ne yazık ki.
Bir diğer konu genel olarak seride yaptığı şeylerden dolayı pek de sevilmeyen Ayzer'in aslında gayet makul birisi olması. Ne istediğini biliyor, kendisi için neyin önemli olduğunu anlayabiliyor ve bunun için de ne yapması