1993'te Hartum'a gitti ve üniversiteyi orada okudu.
Arapça ve İngilizce
Ankara'da ikamet.
10 çocuk babası.
10.000 küsur kitaptan oluşan bir ev kütüphanesi.
İlgi
1.İslâm
2.Arapça
3.Tarih
4.Edebiyat
Aydın Aydın kardeşim ile 2002 yılından beri tanışırız.
Tam bir filozoftur.
Cümleleri ve mantığı oldukça tutarlıdır.
Bütün kitap serisini bana geçen hafta kargo ile gönderdi.
İlki olan bu kitabı bugün bitirdim.
1990lı yılların Türkiye'sini kendi orijinal bakış açısı ile harika tespitlerle anlatmış.
Günümüzü anlamak için o günleri bilmek şart.
Kitabı her vatan evladına ısrarla tavsiye ederim.
Sanırım ilk hikâye bu kitapla başlıyor.
Çünkü Doktor Watson ilk defa bu hikâyede tanışıyor ve ilk macera ilk kez kayda geçiyor..
Başta olayın çözülmesi imkânsız görünüyor.
Çünkü hiçbir ipucu yok.
Ama yine de Sherlock Holmes başarıyor ve katili kendi eliyle yakalıyor.
Ödül ise iki dedektifin oluyor.
Bundan sonra da öyle olacak.
Sherlock Holmes serisinin en güzel 3 eserinden birisi olduğu söyleniyor.
Bence de öyle olsa gerek.
Bir hazine savaşının ortasına girip her çözüp çıkmak kolay değil.
Üstelik bir çok meseleyi ipuçlarını çok akıllıca çözümlemek hiç de kolay değil.
Sanırım şu son birkaç gündür okuduğum 9 Sherlock Holmes macerasının en ilginci bu idi.
Hiç beklenmedik ip uçlarını yakalayıp davayı tersinden açıklamalarla kendi istediği yere götüren ve çözen bir dedektif var bu sefer.
Canilerin tam rahatladıkları bir anda gafil avlanmaları oldukça sıra dışı.
Bu hikaye de kısmen hayal kırıklığı.
Çünkü Sherlock Holmes'ün olayda hiçbir dahli yok.
Sadece iyi bir dinleyici.
Tüm hikâye zavallı bir kadının itiraflarından başka bir şey içermiyor.