Mikroskobik

Mikroskobik
@reddikul
“Saatin kendisi mekân, yürüyüşü zaman, ayarı insandır… Bu da gösterir ki, zaman ve mekân, insanla mevcuttur!” (Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nden ) Korktukça tutsak, umut ettikçe özgürsün.
Burjuva toplumunda bir kişinin rahat yaşayabilmesi için, yirmi kişi kıtlık çekmek zorundadır. Ve bir kişinin sefahat sürebilmesi için, yüzlerce ya da binlerce kişinin sefalet içinde kalması gerekir. Fakat herkes, bu ayrıcalıklara dahil olmak ister ve, fazla tehlikeli olmaması ön koşuluyla kendisini hedefe götürüyor gibi görünen her türlü yola başvurur. Ayrıcalıklı bir sosyal konuma ulaşmanın en rahat ve kolay yollarından biri para evliliğidir.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Herkes aynı hakka sahip olduğuna inandığından, önüne koyduğu hedefe ulaşamayan, bunu daha ağır duyumsuyor. Resmi olarak zümre ve sınıf farkı yoktur. Herkes konumuna göre, ulaşılmaya değer hedef olarak gördüğü şeyi elde etmek ister. Kendini ayrıcalıklı hisseden çoktur, ama içlerinden pek azı seçilir.
"Kadının sahip olduğu konum, bir halkın uygarlığını gösteren en iyi ölçüdür."
Bu doğaldır. Eğer evlilik iki eşe tatminkar bir ortak yaşam sağlayacaksa, karşılıklı aşk ve saygının yanı sıra, maddi varlığın güvencesini, kendileri ve çocukları için gerekli olduğuna inandıkları zorunlu ve hoş şeylerin varlığını da gerekli kılar. Ağır geçim kaygısı, zorlu geçim mücadelesi, evlilikte hoşnutluğun ve mutluluğun tabutuna çakılan ilk çivileridir. Evlilik ortaklığı meyvesini ne kadar çok verirse, yani amacını ne kadar yüksek derecede yerine getirirse, kaygı da o ölçüde artar.
Evlilik, iki insanın doğa amaçlarına ulaşmak için karşılıklı sevgiden dolayı girdikleri bir bağ olmalıdır. Fakat bu gerekçe şu anda çok az örnekte katıksız mevcuttur. Kadınların büyük çoğunluğu evliliği ne pahasına olursa olsun girmeleri gereken koruyucu bir kurum olarak görüyorlar. Erkek dünyasının büyük bir bölümü ise evliliğe salt bir iş bakışıyla bakıyor, maddi açıdan avantajlarını dezavantajlarını tartıyor ve hesaplıyor. Aşağılık ve egoist motivelerin belirleyici olmadığı evliliklerde bile, kaba gerçeklik o kadar çok rahatsız edici ve yıkıcı şeyler taşıyor ki, evlenenlerin coşku içindeyken bekledikleri umutlar, ender örneklerde gerçekleşebiliyor.