Refiye Alkaya

Refiye Alkaya
@refiyealkaya
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Uşak Üniversitesi |Türk Dili ve Edebiyatı
Uşak
11 okur puanı
Temmuz 2021 tarihinde katıldı
Buz Çölü
Bitmiş bir aşkın soğuk coğrafyası burası, Geriye kalan ben değilim artık, sensin bende, Gözlerinin değdiği yerde derin bir acı kaldı, İyileşmiyor, kanamıyor, sızlıyor hep tende, Bu çölde donmak, yanmanın başka bir haliymiş meğerse. Yürüdükçe ayaklar altında kırılan hayaller, Çıtırdayan anılar, geride unutulmuş güzel günler, Sen gittin, bir buz yanığı kaldı kalpte Çıkmıyor yerinden, kımıldadıkça sızlıyor içeride Buz çölünde her bir adım eski bir hikaye. Kalbim açıkta, ne örtsem soğuk giriyor, Ateş dışarı vuramıyor, içerde yanıyor, İkisi birden beni ben olmaktan ediyor, Ne kanıyor yara ne kapanıyor, Donmuş bir ayna gibi yüzün, yalan söylüyor. “Aşk bitti” desem de buzda yankılanmıyor, Sözler donup kalıyor dudaklarımı yakıyor. Sevilmemekten değil, içte kalan sevgiden, Bir yangın var soğukta büyüyor gizlice Buz çölü öğretti: geride kalmak buymuş neticede Rüzgâr nefesimi dondurup kırıyor, Senin hatıran tüm hücrelerime sızıyor. Buz yanığı kalbim hâlâ seni arıyor, Çıkmıyor içimden, nefrete bile dönüşmüyor, Aşkın külleri altında hep kalbim kalıyor. Refiye Alkaya
Reklam
İçi Boş Ev
Artık sen, sen değilsin, bunu ilk duvarlar anladı sesin yankılanıp o duvarlarda parçalandı. Yanıma oturduğunda omzunun gölgesi bile yabancıydı; aynı gövde, bambaşka bir çürüme. Seni sevmek eskiden bir kuyudan su çekmekti. ip tanıdıktı, kovanın gıcırtısı evin sesi. Şimdi eğilip baktığımda O yansıma senin değil tiksinerek baktığım birinin yüzü gibi. Beyin bilir bu dönüşümü. Kalp taş kesilir, hayal kırıklığı dize getirir. Sevdiğin bir insanın kendi kokusunu bırakıp başka bir kokuya geçmesini en iyi sızlayan burnumun direği bilir. Sen değişmedin belki, ama bana bakan gözlerin içi boş Hiç tanışmamış dudaklarımız sanki.
SİTEMİN ADI Geceyi omzuma aldım, ağır geldi Ben sustum, kalbim dile geldi Bir gidişin vardı, yaktı geçti Bendeki aşk sana hep ağır geldi Gözlerin bir mevsimdi, geçip giden Ben hep kapı duvar, hep bekleyen Aşk dediğin biraz da sitem Seni severken bendim eksilen Avuçlarımda üşüyen cümleler Sana varamayan heceler Bir ben kaldım, bir de geceler Gerisi senden kalan izler Gitmedin aslında, eksildin Beni en çok burada yendin Sessizliğinle derinleştin Kalbime izini kazıyarak geçtin Şimdi bir şarkı çalıyor arkada Diyor Sezen yalnızca sitem Ne bir beddua, ne bir isyan Aslında sadece bir kalp var özleyen Ben seni affettim belki Ama kendime sıra gelmedi Bazı aşklar vardır bitmeli İnsan kendine bile sitem etmemeli
Ölü bile sırt üstü gömülür Sen beni yüz üstü bıraktın be adam Toprak sustu bu ters yazgıya, gece dönmedi arkamdan. Nefesim taş duvarlara çarptı, Sadece birkaç yazı kaldı arkamdan. Zaman paslı bir kürek gibi Deldi geçti yaramdan. Mezar taşına bile çiçek bırakılır. Sen bana göz yaşı bile dönmedin be adam. Taşlar bile ağlamayı bilir, Senin için bile acımadı arkamdan.
Adını kalbime mühürledim, sökülmez, Gidişin içimde kaldı, dökülmez. Aşk dediğin yaradır, örtülmez, Ben sustukça sen bende büyüyorsun, öldürmez.
Reklam