Acı çekiyorum ama sanki bacağım bana ait değil, bedenimden ayrılmış gibi, size nasıl anlatabilirim bilmiyorum, tuhaf bir his, sanki burada yatıyorum da bana acı veren bacağımı karşıdan izliyorum.
Tanrım, gözlerimizin görmemesi ne büyük bir eksiklik, görmek, görmek, belli belirsiz birer gölge halinde bile olsa görebilmek, bir aynanın önünde durmak ve koyu, zor görülen bir lekeye bakıp, Bu benim yüzüm diyebilmek, öteki ışıklı şeyler bana ait değil.
Doktorun karısı yatağına döndü ama yatmadı. Uykusunda konuşan kocasına, ötekilerin gri örtüler altındaki bedenlerine, kirli duvarlara, sahiplerini bekleyen yataklara baktı ve o da sakince kör olmak, nesnelerin görünen kabuğunun altına girmek, ta içlerine nüfuz etmek, oradaki göz kamaştırıcı ve çaresiz körlüğe dalmak istedi.