Rena

“Neye tutunuyorsun?”
Kaybettiklerine tutunuyorsan, kazanamazsın. Kazandıklarına tutunuyorsan, kaybedersin. Sevdiklerine tutunuyorsan, koruyamazsın. Yalnızlığına tutunuyorsan, üretemezsin. Ürettiklerine tutunuyorsan, usta yetiştiremezsin.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Elbette insan zaman zaman korkuya, güvensizliğe ve öfkeye kapılabilir, umutsuzluk hissedebilir. Unutulma korkusu, ölüm korkusunu besleyebilir. Bu yüzden yorgun, amaçsız ve bitkin düştüğünü düşünebilir. Ancak bilmelidir ki bu da geçicidir. Çünkü hayat içindeki her şeyle birlikte sürekli akar, akar, akar... Kendini her daim yeniler, tazeler...
“Yüzdeki görülen kızgınlık tamamen aykırıdır doğaya. Buna sürekli devam ediyor olmak, yüzün güzelliğini ve etkisini yok eder. Sonunda yüzdeki güzellik geri dönülmez şekilde silinir gider. Artık bir daha canlandırılamaz. Dolayısıyla bundan kızgınlığı ve öfkenin akla aykırı olduğu sonucuna ulaş.”
Bencilce kendi çıkarları için çabalayanlar elbette önünde sonunda yıkım yaşayacaklardır. Uzun vadeli bir mutsuzluğun pençesine düşeceklerdir.
Her şeyin zaten anbean değişmekte olduğu bir dünyada, gelip geçici olan hiçbir şey “iyi” olarak algılanmaya layık olmayabilir ancak bütün bunların kötü olduğuna hükmedip farklı bir algı da geliştirmeye gerek yoktur. Yani korku da kaygı da yersizdir.