Eski sosyalist ülkelerin ve kapitalist sisteme tam entegre olmamış sosyal demokrasi ile yönetilen kuzey ülkelerindeki gelir dağılımının dünyanın en iyileri arasında olması, kapitalist sistemin gelir dağılımı eşitliğini bozduğunun belki de en önemli kanıtı olarak karşımızda duruyor.
Neoliberalizm ile gevşetilen kurallar, başlangıçta yaratıcılığı ve büyümeyi teşvik edecek gibi görünürken giderek, daha fazla kazanmak için ahlak dışı yollara sapmayı teşvik eden bir ortamın doğmasına yol açtı... Neoliberalizmden geriye kalan ise kural dışı para kazanma modeline dönüştürülmüş etik olmayan bir ekonomik yapı oldu.
...gelişmekte olan ülkelerin önemli bir bölümünde kamu görevlerine atanmada ve yükselmede liyakatın yerini iktidara sadakat almıştır. Bu da kamu hizmetinin sunulmasında bilimin değil iktidarın isteklerinin önceliği almasıyla sonuçlanır ve kalite düşüşüne yol açar.
İsteklerimizi karşılayacak kaynaklar kıt olmasaydı bir ekonomi bilimine ve iktisatçılara gerek kalmazdı. Onun için cennette iktisatçıya gerek yoktur derler.