Mevsim önemsiz, mekan hatıralardan en uzağı. Ve takvimden bihaber zamanların gizeminde, soğuk esen o isimsiz rüzgarın hikayesi bu. Öyle derin, içten içe fısıldar ağlamaklı duran gözlerimin ardına şarkısını. Sevgiye yabancı mesafelerden toplamış körfe hisleri, kırıntı umutları, tebessümleri, kokuları. Toprağına yağmur sinmiş duvarların ardında, çıra ışığında, tütün kokusunda ve yudumlarken odun ateşinde çayını, bu son geceymiş gibi kurduğu hayalin en güzel imleğidir dizine serili yün hırkanın. Soluk renkli perdelerin ardına son bir kez daha ay ışına hasretle bakan çocuğun gözlerini yumarken gördüğü o son yıldızın da hasteridir bu…