Ben daha çok gençmişim, çok fazla roman ve şiir okumuşum. Romanlar genç kızları çok kötü etkiliyormuş. Kitaplar ahlaka zararlıymış, kendisi hiçbir kitaba katlanamazmış...
parçanın trajik bir şekilde kısa olması, çaresiz bir şekilde yoğun olması, bir de havada ya da herhangi bir yerde asılı gibi kalan o son akoru, adeta söylenmemiş bir şeyler kaldığı hissini uyandırıyordu.
Ölüm viyolonselciye bakıyor. Prensip olarak güzel insanlarla çirkin insanları ayırt etmiyor, bu tutumun temelinde belki de kendi görünümü yatıyor, şöyle ki, kendini bir kurukafadan ibaret gördüğü için, bir ihtimalle yüzlerimizi yalnızca kafataslarımızı örten göstermelik bir örtü gibi algılıyor ve esas alttaki kemik dokuya önem veriyor. Hatta işin esasına, gerçeğin ta kendisine inersek, ölümün hepimizi aynı derecede çirkin bulduğu sonucuna ulaşırız, ister güzellik kraliçesi, ister erkek güzeli seçilmiş olalım durum değişmez.