Sevgisizlik insanı öldürmezdi, insanı öldüren değersizlikti. Bir de üstüne anlaşılmamak eklenirse, ki bu bir apseye birikmiş irinden daha beterdi, ölüm âdeta kaçınılmaz olurdu.
anne ve babanın sevgisi mutlaktır ve bir sınırı vardır. Bunu aşabilirlerse çok sevmiş olurlar, bunu aşamazlarsa da mecburen severler. Ama çocuğun sevgisi bir hastalık gibidir. Bir çocuk, anne babasını sevmemeyi o kadar bilmez ki onları sevmemesi gereken yerde bile sevgisizliğini kendisine yöneltir. Kendisinden nefret eder.
Tek başına güneşin doğuşu, yalnızlıkla kalbini karartmış bir insan için bir şey ifade etmezdi. Lakin o güneş, kişinin sonuna kadar çektiği siyah ortada ufacık bir boşluk bulabiliyorsa ve oradan sızabiliyorsa, sızan ışık parçası kalbi karanlıkta kalmış kişinin bedenini bulabiliyorsa onu karanlıktan kurtarmaya yetmezdi belki ama değdiği yeri ısıtmayı başarırdı. Güneşin doğması yine bir şeyi ifade etmezdi ama siyah perdeyle görmediği güneşin varlığını yeniden gözlerini kapatana kadar anımsatırdı.