buketkolayoglu

buketkolayoglu
@riddleslibrary
10/10
·650 syf.··
Beğendi
·
2021 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2021 09:37
Selamlaar! Benim tarihteki tek sevdiğim Elizabeth olan Elizabeth of York'u anlatan, dizi uyarlaması üçlemesinin ikincisi olan The White Princess'in kitabının yorumuyla geldim. Yazarı zaten ne kadar sevdiğimi artık biliyorsunuzdur. İngiltere tarihini sıkıcılaştırmadan, gerçekleri çok değiştirmeden ve akıcı bir yazım diliyle anlatıyor. Önceki PG kitapll yorumlarımda bahsetmiştim yazım dilinden falan o yüzden geçiyorum bunları. Yazarın diğer kitaplarından farklı olarak bu kitaptaki +18 yerler biraz daha üstü kapalı yazılmış. Yani yine anlıyorsunuz okurken ama eğer rahatsız olanlar varsa diye bunu da söylemek istedim. Eğer bu kitabın tarih yönleri atıp, aşk kısımlarını anlatmaya çalışırsam "Enemies to Lovers" denilen düşmandan aşıklara dönenler diyebilirim. Hali hazırda da düşman hanedanlardan olan Elizabeth ve Henry birbirlerinden nefret ederek evleniyorlar ve sonrasında kraliyet tarihinde birbirine asla ihanet etmeyen tek tük çiftlerden biri oluyorlar. Gerisini siz düşünün :) • KONU • Henry Tudor, (kendisi II. Francois'den sonra en sevdiğim kral olur) savaş meydanında İngiltere tacını kazandığında, neredeyse 20 senedir savaşlarla bölünmüş ülkesini birleştirmek uğruna, düşman hanedanın prensesiyle evlenmesi gerektiğini biliyordu. Kaderinde York’lu Elizabeth vardı. Eh, o da en sevdiğim Elizabeth oluyor. Ancak Henry'nin evleneceği kadın hâlâ ölü bir adama, Henry’nin savaşta alt ettiği düşmanı III. Richard’a âşıktı. Üstelik Elizabeth’in annesi ve İngiltere’nin yarısı, Beyaz Kraliçe tarafından bilinmeze gönderilen kayıp vârisin, hakkı olan tacı almak için döneceği günün hayalini kuruyordu. Henry tahtta yerini sağlamlaştırmaya çalışsa da, York Hanedanı’nın zaferi için dua eden bir İngiltere’de, insanların kalbini bir türlü kazanamıyordu. En büyük korkusu, tahtı elinden almak
Beyaz PrensesPhilippa Gregory · Artemis Yayınları · 2016167 okunma
Reklam
Puan vermedi·344 syf.··
2021 31. kitabı
Selamlaaar! Yalan söylemeyemeceğim, ilk başta önyargım vardı. Çünkü genelde yazarı belirli bir popülerite kazanmış olan bir kitapta yazdığı ne olursa olsun basılır, yayınevleri hemen rekabete girer. Ama Uçurum benim için asla böyle değildi. Birazdan bahsedeceğim olumluların yanında tek bir olumsuz fikrim var, o da kitabın ilk başları biraz hızlı ilerledi. Karakterler, özellikle Alyssa ve James birbirine çok hızlı yürüdüler yani asoamdkskf. Ama devamında topladı zaten onlar da. New York'da geçen bir hikaye ve bana bazı yerleri Amerikan gençlik dizilerini anımsattı ama kötü anlamda değil tabii. Bu kitabın akıcılığını artırmış. Yoksa sadece katil kim, aşk, arkadaşlık olsa eminim bir süre sonra sıkardı. Yan karakterlerin birbiriyle uyumu mükemmeldi. Ah, durun. Mükemmel demişken James... Alaycı ama değer veren, Alyssa'yı gerçekten sevdiğini hissettiren biri. Ama sonu... Yan karakterlerden birini (spoiler olmasın diye adını söylemiyorum) o kadar sevmiştim ki içindeki kötülüğü öğrendiğimde kabullenemedim. Son olarak ise +18 ögeler bulunuyor, bunu da belirtmeyi unutuyorum her seferinde. Aşk, katil bulma, ihanet ve dahası olan akıcı bir kitaptıı. • KONU • Alyssa Clark, New York’un önde gelen saygın ressamlarından bir tanesiydi. On beş yaşındayken babası gözlerinin önünde öldürüldüğünde Alyssa söz veridiği gibi babasının katilini bulmaya çalışıyor. Fakat bunu yapmaya kendini hazır hissettiğinde, karşısına hiç olmaması gereken bir zamanda çıkan adam, James Bennet. Bir yandan katili bulmaya çalışırken bir yandan aşk ve arkadaş intikamları, mesleği ve kendi doğruları arasında kalan Alyssa’nın yapacağı seçimler doğrultusunda açılan her kapıyla birlikte yeni sırlar ortaya çıkarken, kapanan kapılar onu planlanmayan yollara iter. Uçurum 4/5
UçurumBuşra Balçık · Müptela Yayınları · 2021197 okunma
7/10
·352 syf.··
2021 33. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2021 13:25
Selamm!  Tek günde biten, akıcı bir yazım diline sahipti. Yazarın ilk kitabı mı bilmiyorum ama yani daha 30.sayfada karakterlere henüz yeni yeni alışıyorken bile yaşadıkları duygusallık bana da yansıdı. Oralar çok güzel yazılmıştı. Hani MÜKEMMEL diyemeyeceğim maalesef ama eğer bu tarz kurgular seviyorsanız seveceğinizi düşünüyorum. Ve kitabın en sevdiğim yönü, şu an birçok Türk yazarda gördüğümüz seylerden uzaklaşan çizgisini bozmama durumuydu. Yazım dili, karakteri, kelimeler, olaylar gerçekten Türk kültürünü yansıtıyor. Erda karakteri kitabın yarısına kadar çok düşünceliydi, Adal'ın onu umursamamasına rağmen o her zaman onu kırmamak için çabalıyordu. Ta ki ortasındaki olaya kadar. Kendi suçu değil aslında çünkü o olayla birlikte davranışları normal olarak değişti. Son olarak da şunu söyleyeyim birkaç sahne vardı sadece +18e girebilecek ama o da +18 olur mu bilmiyorum. Üstü kapalı bir sekilde yazılmıstı çünkü. Ve son sayfadaki son kelimeler... Ah be Adal, kendin de çekiyosun bu acıyı ama bari etrafındaki seni sevenlere yansıtma dimi!! • KONU • Adal Yalaz, karısını kaybeden ve kendini her şeyden somutlamış biri. Ta ki, karısının ona bıraktığı vasiyete kadar. Erda Elmas ise nişan gününde aldatıldığını öğrenen ve evleneceği adam tarafından terk edilen güzel kadın. Hayat bir şekilde onları bir araya getirirken Adal Yalaz için bu evlilik ölen aşkına karşı bir ihanet. Evlilikleri aşkla başlamadı, umarım diğer kitaplarda aşkla devam eder cünkü ikisinin de gerçekten buna ihtiyacı var... Savur Küllerini:Yanmış 3,5/5
Savur KülleriniGülsüm Bilgin · Otantik Kitap Yayınları · 202175 okunma

buketkolayoglu

, bir kitap okudu
10/10
·856 syf.··
Beğendi
·
4 günde okudu
·
2021 34. kitabı
Sarah J. Maas
9/10 · 1.144 okunma