Rıhlem

"Din, sadece vicdanlarda yer eden bir akide, yerine getirilen bireysel şairalar ve kulluk davranışları ya da akideyle ve ferdi ibadetlerle ilişkisi bulunmayan maddi bir düzen değildir. Bilakis bütün bunları kapsayan, hepsini birbirine bağlayan ve esas merciye döndüren kapsamlı bir hayat metodudur."
Sayfa 106 - Neda yayınları
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Unutma ki senin üzerinde ancak vakit ile altından kalkacağın bir takım yükümlülükler bulunmaktadır. Tebliğ, davet, irşad, insanları doğruya sevk etme görevi, eğitim, tedrisat, çocuk terbiyesi, eş hakkı ve benzeri şeyler bu yükümlülüklerden sadece bazılarıdır. Bunca yükümlülüğün altından zamanın yardımı olmadan nasıl kalkarsın ki?"
Tevhid Basım Yayın
Alıntı
"Değerli bacım, bugün nice insan Allah'ın kendisine cennet kazansın diye sermaye olarak verdiği vakti öldürme peşinde koşmaktadır! Hatta üzülerek söyleyeyim ki Müslimlerden bazıları da bu koşuda yerini almış durumdadır. Sormak gerek: "Acaba bu vakit düşman mıdır ki onu öldürmek için fırsatlar kolluyor, imkânlar arıyorsunuz?" diye... Çünkü ancak düşman öldürülür ve fırsatlar sadece düşmanı yok etmek için kollanır. Eğer bir Müslim vaktini öldürecek fırsatlar arıyorsa, demek ki o, vaktini kendisine düşman görmektedir. Bir düşman da ancak öldürülmeyi hak eder! O zaman, Müslim vakti öldürmelidir!"
Tevhid Basım Yayın
Alıntı
Önemli Bir Uyarı!
"Annelerimiz gibi daha çok âdetlerle dinlerini yaşamaya çalışan bazı kadınlar, bir meclise girer girmez selamlaşma yerine önce salâvatlaşmakta, ardından ellerini yüzlerine sürerek selam vermekte veya hâl-hatır sormaya koyulmaktadırlar. Oysa bu davranış bu şekliyle Resûlullah'ın (sav) sahih sünnetine terstir. Resûlullah'ın sahih sünnetinde sabit olan; selamın öncelenmesi, ardından da musafaha yapılmasıdır. Ayrıca musafaha esnasında Resûlullah'a salavât getirmek de sahih sünnette yoktur. Böylesi bir uygulama bazı hadislerde zikredilmiş olsa da, bu hadisler kendisiyle amel edilmeyecek derecede zayıftır. Mesela bu hadislerden bir tanesi şu rivayettir: "Allah için birbirini seven iki kul karşılaşır, musâfaha eder ve Nebi'ye salât ederlerse daha ayrılmadan Allah onların hem geçmiş hem de gelecek günahlarını affeder." Bu rivayet Münker" bir rivayet olup kendisiyle amel edilmeyecek derecede zayıftır. Hem, gelecek günahların affı ancak peygamberlerin özelliklerindendir. Böylesi basit bir amelle gelecek günahların affının garanti edilmesi hep zayıf rivayetlerde söz konusudur. Bu nedenle sahih rivayetler dururken bu tür rivayetlere itimat etmek yanlış olur. Bizlerin sahih olarak nakledilen hadislerle amel etmesi hem dinimizin selameti hem de sünnetin yaşatılması açısından daha önemlidir. Böylesi durumlarda sahih olan rivayetlerle yetinmek gerekir."
Tevhid Basım Yayın