Rıhlem

“Nice peygamberler var ki, kendileriyle beraber birçok Allah dostu çarpıştı da bunlar Allah yolunda başlarına gelenlerden yılmadılar, zaafa düşmediler, boyun eğmediler. Allah, sab- redenleri sever.” (Âl-i İmrân, 146)
Sayfa 70
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Tebliğ ve davetimizin başarıya ulaşmasındaki en önemli faktörlerden birisi de hiç şüphesiz devamlılıktır. Az olup devamlı olan, çok olup devamsız olandan çok daha hayırlıdır. Devamı olmayan bir tebliğin faydası neredeyse yok gibidir."
Sayfa 68
Alıntı
Tebliğ asıl olarak dil ile değil hal ve davranışlarla olmalıdır. Amelimiz bozuk, ahlakımız kötü, eminliğimiz zedeli ise hiç kimse kusura bakmasın, anlattıklarımız asla fayda vermeyecektir. Çünkü insanlar laftan öte amele, ahlaka ve davranışa bakarlar. Bunlar iyi ise anlatmayı hakkıyla beceremezsek bile tebliğimiz fayda verir; ama bunlar kötü ise ağzımızla kuş tutsak, edebiyatın en âlâsını parçalasak bile tebliğimiz asla fayda vermez.
Sayfa 62
Alıntı
"Bizler hayatımızın her noktasında Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i örnek almak zorundayız . O , bizim için en ideal örnektir"
Sayfa 58
Alıntı
Davetçi demek âlim demek değildir. Her âlim davetçi olamayacağı gibi, her davetçi de âlim olamaz. Ama her davetçinin mutlaka davet ettiği esaslara dair ciddi malumatı olmalı,neye davet ettiğini delilleri ile çok iyi bilmelidir.Aynı şekilde âlimin de asıl olarak davetçi olması gerekmektedir . Âlim kürsüsüne oturur veya kendisi için yapılmış rahlesine diz çöker ve yanına gelen kimselere ders verir . Ama davetçi böyle değildir . O kendisine gelenlere değil , bilakis kendisine gelmeyenlere gider . Yani davetçi insanlara bir şeyler ulaştırabilmek için yollara düşer , kapı kapı , dükkân dükkân hatta gerekirse şehir şehir gezer ve inandığı ilkeleri insanlarla paylaşmak için bir gayretin içerisine girer . Yani davetçi aksiyon adamıdır . Durağanlık , donukluk ve gevşeklik onda bulunmaz . İşte âlim ile davetçi arasındaki en önemli farklardan birisi belki de budur . Gönül ister ki tüm âlimlerimiz böyle olsun..