Padişah Vahidettin saltanatın sonunun geldiğini anladı. 30 Ekim 1922 tarihli meclis kararı, ''Osmanlı saltanının inkırazı ve TBMM hükümetinin teşekkül ettiğine dair, Heyet-i Umumiye kararı'' başlığı ile geçti. Son padişah bu karardan sonra 10 gün içinde ülkeyi terk etti; onun açısından isabetli ve ihtiyatlı bir karardı.
...
Gerçi Osmanoğulları hanedanı daha 1,5 yıl hilafet kurumu etrafında İstanbul'da var olacaktı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
1908 değişiklikleriyle basın hürriyeti getirildi. Matbuat hürdü ama bir müddet sonra Galata Köprüsü üzerinde gazeteciler İttihatçıların fedaileri tarafından vurulmaya başlandı. Siyasi partiler yani fırkalar ve kulüpler, hatta amele cemiyetleri mantar gibi türedi ama gerçek anlamda bir tek siyasi parti vardı ki Balkanlar'ın komitacı geleneğinden geliyordu: İttihat ve Terakki Cemiyeti.
Cemiyet kısa zamanda her şeye hâkim oldu, ikinci seçimler "sopalı seçim" diye anıldı, bir müddet sonra hiç tahammül edemedikleri için meclisi tatil ettiler. İmparatorluk yıllarca "kanun kuvvetinde kararnameler" ile yönetildi. Tabii diktatör yönetimlerin kendine göre avantajları da vardır; bürokrasi, ordu ve eğitim II. Meşrutiyet yıllarında modernleşti. İttihatçılar vatanseverdi, bu onların hem gücüydü hem de hatalarının bir nedeni...