Eskiciye dertlerimizi, ahlarımızı sattık. Hepsini satın aldı, ama daha içimizde duruyor; toprak sahipleri bizi kovdukları zaman, bu kovulan insanlar bizdik. Traktör evi yıkmadı, bizi yıktı... Yaşadığımız süre yıkık kalacağız.
Ama nasıl başlarsın... Yalnız bir bebek başlayabilir. Sana bana gelince... Biz geçmişte kaldık. Bir öfke, binlerce düş; bütün bunlar biziz... Bu toprak, bu kızıl toprak biziz; sel yılları, toz yılları, kuraklık yılları, hepsi de bizleriz. Biz yeniden başlayamayız.
Erkekler birer canavar kesilmişlerdi; çünkü geçmişleri yıkılmıştı. Kadınlar ise geçmişin gelecek günlerde içlerinde yaşayıp haykıracağını biliyorlardı.