Bir kimsenin şu fâni dünya misâfirhânesine geliş gâyesini, cihandaki mes'ûliyetini, hayata doğup bir müddet sonra ölümün girdaplarını atılmanın hikmetini bilmeden, gâfil bir yolcu edâsıyla hareket etmesi; ne hazin bir aldanıştır!
Âhirette hesâbını vereceğini düşünmeden, dünyayı çirkin amellerin bir rezalâlet meydanına çevirmek ne acı bir hüsrandır!
Ne garip şey! İnsan bazen kendi evinde bile yabancı gibi hissederken bir yabancının evinde kendi gibi olabiliyor.
Dedim ya "insan, umduklarından göremediği insanlığı ummadıklarından görüyor bazen..."
Hayret!