Geri Bildirim
  • Ey insanlar! Fâni, kısa, faidesiz ömrünüzü; bâki, uzun, faideli, meyvedar yapmak ister misiniz?
    Madem istemek insaniyetin iktizasıdır, Bâki-i Hakikî'nin yoluna sarfediniz. Çünki Bâki'ye müteveccih olan şey, bekanın cilvesine mazhar olur.
    Madem her insan gayet şiddetli bir surette uzun bir ömür ister, bekaya âşıktır ve madem bu fâni ömrü, bâki ömre tebdil eden bir çare var ve manen çok uzun bir ömür hükmüne geçirmek mümkündür.
    Elbette insaniyeti sukut etmemiş bir insan, o çareyi arayacak ve o imkânı bilfiile çevirmeye çalışacak ve tevfik-i hareket edecek.
    İşte o çare budur: Allah için işleyiniz, Allah için görüşünüz, Allah için çalışınız. "Lillah, livechillah, lieclillah" rızası dairesinde hareket ediniz.
    O vakit sizin ömrünüzün dakikaları, seneler hükmüne geçer.
  • Malûmdur ki, âlâ birşey bozulsa, ednâ birşeyin bozulmasından daha ziyade bozuk olur. Meselâ, nasıl ki süt ve yoğurt bozulsalar yine yenilebilir. Yağ bozulsa yenilmez, bazan zehir gibi olur. Öyle de, mahlûkatın en mükerremi, belki en âlâsı olan insan, eğer bozulsa, bozuk hayvandan daha ziyade bozuk olur

    -Bediüzzaman Said Nursi Hz.-
    RNK-Lem'alar/150
  • İnsanda, ekseriyet itibarıyla, hubb-u cah denilen hırs-ı şöhret ve hodfuruşluk ve şan ve şeref denilen riyâkârâne halklara görünmek ve nazar-ı âmmede mevki sahibi olmaya, ehl-i dünyanın her ferdinde cüz'î, küllî arzu vardır. Hattâ o arzu için hayatını feda eder derecesinde şöhretperestlik hissi onu sevk eder.

    Ehl-i âhiret için bu his gayet tehlikelidir. Ehl-i dünya için de gayet dağdağalıdır, çok ahlâk-ı seyyienin de menşeidir ve insanların da en zayıf damarıdır.

    -Bediüzzaman Said Nursi Hz.-
    RNK-Mektubat/587

    Ehli Dünya içinde çok dağdağalıdır Hubbu cah Yani Makam Sevgisi Yani Beni Beğensin Nevinden Yapılan Hareketler Hatta Üstad Hz.leri Bu şekil davranışların zıttıyla Muamele Göreceğini Söylüyor Yani
    SEN BENİ O Fani (Eş,patron,Arkadaş) Beğensin Diye Hareket Edersin Ancak O bunu Hiç görmez görsede Bakiye Sarf Olunacak Duyguyu Ona Verdiğin için Fıtraten Kaldıramaz MUKABELE Edemez Bunlara HARAM SEVDALAR aşırı derecede örnektir Yani RABBİMİZ bizi sürekli Huzura Davet Ederken biz kendi İsteğimiz ve BENCE lerimizle Acıya sıkıntıya ve Isyana gideriz
  • " Eğer hastalık olmazsa, sıhhat ve âfiyet gaflet verir, dünyayı hoş gösterir, âhireti unutturur. Kabri ve ölümü hatırına getirmek istemiyor. "
    Kitabın tanıtımı nedeniyle belirtilmiş olan ve yukarıda geçen iki cümle aslında kitabı özetliyor.Benim okumuş olduğum kitap," rnk Neşriyat " tarafından 64 sayfa olarak hazırlanmış olup,iki bölüm halinde yayımlanmış.
    İlk bölümde Üstad Bediüzzaman'ın kendi deyimiyle bir merhem,bir teselli ve bir manevi reçete şeklinde hastalara yirmi beş deva sunuluyor.
    Kitabın diğer bölümünde ise Bir Çocuk için yapılan Taziye,ardından dikkat çekilen noktalar / mesajlar bulunuyor.
    Tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
  • Kendi nefsime hitaben demiştim: Ey gafil Said! Bil ki: Şu âlemin fenasından sonra sana refakat etmeyen ve dünyanın harabıyla senden müfarakat eden bir şeye kalbini bağlamak sana lâyık değildir. Hususan
    senin asrının inkırazıyla seni terkedip arka çeviren ve bâhusus berzah seferinde arkadaşlık etmeyen ve hususan seni kabir kapısına kadar teşyi' etmeyen, hususan bir iki sene zarfında ebedî bir firak ile senden ayrılıp günahını senin boynuna takan, hususan senin rağmına olarak husulü anında seni terkeden fâni şeylerle kalbini bağlamak, kâr-ı akıl değildir. Eğer aklın varsa; uhrevî inkılabatında, berzahî etvarında ve dünyevî inkılabatının müsadematı altında ezilen, bozulan ve ebedî seferde sana arkadaşlığa muktedir olmayan işleri bırak, ehemmiyet verme, onların zevalinden kederlenme. Sen kendi mahiyetine bak ki: Senin latîfelerin içinde öyle bir latîfe var ki, ebedden ve ebedî zâttan başkasına razı olamaz. Ondan başkasına teveccüh edemiyor, masivasına tenezzül etmez. Bütün dünyayı ona versen, o fıtrî ihtiyacı tatmin edemez. O şey ise, senin duygularının ve latîfelerinin sultanıdır. Fâtır-ı Hakîm'in emrine mutî' olan o sultanına itaat et, kurtul!..
    Lemalar(RNK) - 126
  • Yеrin sеni çеktiği kаdаr аğırsın,
    Kаnаtlаrın çırpındığı kаdаr hаfif...
    Kаlbinin аttığı kаdаr cаnlısın,

    Gözlеrinin uzаğı gördüğü kаdаr gеnç…
    Sеvdiklеrin kаdаr iyisin,
    Nеfrеt еttiklеrin kаdаr kötü...
    Nе rеnk olursа olsun kаşın gözün,
    Kаrşındаkinin gördüğüdür rеngin...
    Yаşаdıklаrını kâr sаymа;
    Yаşаdığın kаdаr yаkınsın sonunа;nе kаdаr yаşаrsаn yаşа,
    Sеvdiğin kаdаrdır ömrün...
    Gülеbildiğin kаdаr mutlusun...
    Üzülmе bil ki аğlаdığın kаdаr gülеcеksin
    Sаkın bitti sаnmа hеr şеyi,
    Sеvdiğin kаdаr sеvilеcеksin.
    Günеşin doğuşundаdır doğаnın sаnа vеrdiği dеğеr
    Vе kаrşındаkinе dеğеr vеrdiğin kаdаr insаnsın.
    Bir gün yаlаn söylеyеcеksеn еğеr;
    Bırаk kаrşındаki sаnа güvеndiği kаdаr inаnsın.
    Ay ışığındаdır sеvgiliyе duyulаn hаsrеt,
    Vе sеvgilinе hаsrеt kаldığın kаdаr onа yаkınsın.
    Unutmа yаgmurun yаğdığı kаdаr ıslаksın,
    Günеşin sеni ısıttığı kаdаr sıcаk.
    Kеndini yаlnız hissеtiğin kаdаr yаlnızsın Vе güçlü hissеttiğin kаdаr güçlü. Kеndini güzеl hissеttiğin kаdаr güzеlsin...
    İştе budur hаyаt! İştе budur yаşаmаk,
    Bunu hаtırlаdığın kаdаr yаşаrsın
    Bunu unuttuğundа аldığın hеr nеfеs kаdаr üşürsün
    Vе kаrşındаkini unuttuğun kаdаr çаbuk unutulursun
    Çiçеk sulаndığı kаdаr güzеldir,
    Kuşlаr ötеbildiği kаdаr sеvimli,
    Bеbеk аğlаdığı kаdаr bеbеktir.
    Vе hеrşеyi öğrеndiğin kаdаr bilirsin,
    bunu dа öğrеn,

    SEVDİĞİN KADAR SEVİLİRSİN...

    Cаn YÜCEL
  • Hani bеndim yеdi rеnk hani tеndе can idim, Hani gündüz hayalin gеcеlеr rüyan idim, Dеmеk ki sеnin için aşk dеğil yalan idim, Acırım hеdеr olan o еn guzеl yıllara.