Bir kez daha fark ediyorum ki, kendim için değil; sizler, tanımadan sevdiğim ve acıdığım, uzak diyarlarda halen çabalamaya devam eden sizler için yazıyorum.
Acıyı arzulamak ne gülünç. Acının negatif bir değer olduğunu ve toplandığında mutluluk dediğimiz toplamın değerini azalttığını bilmeyen yoktur değil mi?
Kendimi hissediyordum. Ama sadece içine kirpik kaçmış göz, şişmiş bir parmak veya çürük bir diş kendini hissettirir, varlığın bilincine varır. Sağlıklı bir göz, bir parmak ya da diş adeta yoktur. Kendi kendini hissetmenin bir hastalık olduğu gayet açık değil mi?
Bir yirmi dakikam daha var. Ama dakikalar... Öylesine ufak, öylesine gülünçler ki... Geçip gidiyorlar, ama ona anlatmam gereken çok şey var. Benimle ilgili ne varsa...