Herşeyi tutkuya çeviren gecikmeyim ben.
Yoruldum bütün yaşları çocukluğuma taşımaktan.
O yanlışım, kalbin gecesini sonsuz sandım.
Dokundum söz yitirdi gücünü.
İnsanların pişmanlıklarından bir rüyayım hala.
Sonra nesnelerle aramdaki acı uyum.
Saygı değil ölümmüş çekildiğim tenha.
Bir kadın gökyüzünü işledi ağzıyla gövdeme.
Eşik, gölge, kirpik.. aşktı hepside... 🌿
bütün endişelerimiz ihanete uğramış düşlerimiz bu anlaşılmaz vahset! kaybolan şeyler için duyduğumuz korku ve dünyevi
koşullarımızın acı dolu ağırlığı yavaş yavaş
dünya dışı bir kurtuluş umudu olarak kristalize oluyor.
İnanç ve şüphelerimiz karanlığa karşı sessiz bir çığlık ve sessizlik terkedilmişliğimizin en müthis kanıtı ...