Rojava’daki Kürt kadınlar, geçmişte yaşadıkları baskıları, hâlâ çok yönlü bir şekilde yaşıyorlar. Kürt oldukları için en temel haklarından, bazen vatandaşlıktan bile mahrum kaldılar. Kadın olarak da ataerkil egemenlik içinde sıkışmış durumdaydılar. Geleneksel toplumda, bir erkeğin aile “namusu” eşinin “saflığında” somutlaşır. Ortadoğu’nun büyük bir kısmında olduğu gibi kadınlara ve kızlara genellikle ticareti öğrenme ve ekonomik bağımsızlık şansı verilmezdi. Suriye’nin Kürt ağırlıklı kuzeyinde çok fazla iş imkânı olmadığı için erkekler Arap şehirlerine çalışmaya giderdi. Kadınlar için bu durum, söz konusu bile olamazdı. Evlilik onlara sunulan tek seçenekti ve birçoğu genç yaşta evlendirilirdi. Bazen çok yaşlı erkeklerin ikinci veya üçüncü eşi bile olurlardı. Üniversiteye gidebilen kızlar bile ekonomik olarak eşlerine veya babalarına bağımlı yaşıyorlardı. Yalnızca küçük bir kesim sağlık veya eğitim alanında iş bulabilirdi.
1000Kitap
"Belki de dünya tarihinde ilk defa kadınlar bir devrimin inşasında bu kadar aktif rol alıyorlar. Cephede savaşıyor, komuta kademesinde yer alıyor ve üretime katılıyorlar. Rojava’da kadını göremeyeceğiniz tek bir alan yok. Her yerde ve her şeyin içindeler."
1000Kitap
Reklam
Rojava
Qamişlo Halk Meclisi’nin Eşbaşkanı Remziye Mihemed, insanların sonunda kendi geleceklerini belirleme hakkı elde ettiklerine vurgu yaptı ve şunları dile getirdi: “Bir Kürt kadını olarak Qamişlo Halk Meclisi başkanı seçilmek büyük bir onur benim için. Ve Qamişlo halkı için sonunda kendi temsilcilerini seçebiliyor olmaları olağanüstü. Biz Kürtler olarak yavaş yavaş haklarımızı talep ediyoruz ve bu giderek daha fazla coşku yayıyor. Bu devrim sürecinde önemli projeler yapıyoruz. Bütün mahallelerde meclisler kurduk. İnsanların şimdi kendi ihtiyaçlarını, isteklerini görebilmek ve kendi projelerini hayata geçirmek için bir fırsatı var. Elbette pek çok zorluk mevcut, özellikle su ve elektrik ile ilgili. Bu problemlerin hepsini halletmeye çalışıyoruz. Fakat sen bize, devlet olmadan işlevinizi yerine getiremezsiniz ya da şehirler için su ve enerji bulamazsınız demeye çalışırsan itiraz ederiz. Evet, savaş ekonomik problemlere yol açıyor. Fakat bunların hepsine değineceğiz. Sadece şu anki şartlarda kolay değil. Ben olumlu düşünüyorum, Bütün problemleri tek tek çözeceğiz. Devrimin ortasındayız ve insanların ihtiyaçlarını karşılamak için sabah akşam çalışıyoruz. İnsanların büyük bir dayanışma ve karşılıklı destek içinde hareket etmeleri bize çok yardımcı oluyor. Evet, bazılarının yeni kurumlar hakkında korkuları var. Özellikle erkeklerin kadın komiteleri ve meclisleri ile ilgili sıkıntıları var. Fakat onları, bir toplumun özgürleşmesinin ancak kadınların özgürleşmesiyle mümkün olduğuna ikna edeceğiz.”
1000Kitap
Peki, neden Rojava Devrimi’nin 19 Temmuz 2012’de başlandığı söylenir. Bunun da bir hikâyesi var. 18 Temmuz sabahı Şam ve Halep’te ÖSO ve diğer muhalif silahlı gruplar rejime karşı büyük bir saldırı başlattığında, rejim ciddi sarsıntı geçiriyordu. Kürtler, bu grupların Rojava’yı ele geçirmesini engellemek için harekete geçer. Bu kısım doğru. Ancak bütün detaylarıyla değil. Girê Spî’de, Şubat 2017’de görüştüğümüz TEV-DEM dış ilişkiler çalışanı Muammer Aluşe, o tarihle ilgi rivayet edileni şu şekilde aktardı: “Haziran 2011’de artık kentlerimizin özgürleştirilme aşamasına geldiğine dair prensipte karar aldık. 18 Temmuz’da Şam ve Halep saldırıların dışında o gün sabahı rejimin Kobanî’nin 20 km batısında bulunan Şexler kasabasına giren ÖSO’ya saldırması da etkili oldu. ÖSO Kobanî’ye bu kadar yaklaşması da bizi alarma geçirdi. Artık rejim çok Rojava’da zayıflamıştı ve ÖSO risk olmaya başlamıştı.”
1000Kitap
18 Temmuz’u 19 Temmuz’a bağlayan gece yerel saate göre gece birde, YPG Kobanî’ye giren ve çıkan yolları kontrolü altına aldı. Kısa süre sonra Kobanî’deki çok sayıda insan devlet kurumlarını işgal etti ve yönetimi ele geçirdi. O gece eyleme katılan Pelda Kobanî, deneyimini “Hangi binaları devralmamız gerektiğini, hangilerinin, örneğin fırınların, insanlar için faydalı olduğunu anladık” cümlesiyle özetledi. İkinci adım olarak halk Kobanî’de Esad polisinin ve ordusunun olduğu binaların etrafını sardı. Bu halkın arasında silahlı olan insan sayısı çok azdı, parmakla sayılacak kadar azdılar. Halktan bir heyet askerlerle pazarlık etti. Kürt tarafı, askerler silahlarını bırakırlarsa güvenliklerinin sağlanacağını söyledi. Askerler büyük halk kitlelerine baktılar ve başka alternatiflerinin olmadığını görünce kabul ettiler. Bazıları Arap şehirlerindeki ailelerine dönerken diğerleri ÖSO’nun ihtiyatlılığıyla Kobanî’de kalmayı tercih ettiler.
1000Kitap
Üçüncü yolun parçası olarak MGRK/TEV-DEM, Suriye’nin politik sorunlarına barışçıl demokratik bir çözüm önerdi ve 2011 sonbaharında Şam’da Demokratik Değişim için Ulusal Koordinasyon Komitesi’nin (NCC) kurulmasında en büyük parti olarak aktif yer aldı. NCC, şiddet içermeyen eylemleri destekledi ve dışarıdan müdahalelere karşı çıktı. Ayrıca Suriye için dini ya da etnik yönelimi olmayan yeni bir politik sistemi destekledi. NCC, Esad karşıtı eylemler askerileşirse daimi bir iç savaş olacağına ve partilerin Batı ile Çin, Rusya ve İran arasındaki çatışmada tuzağa düşürülmüş olacağına dikkat çekti.
1000Kitap
Reklam
Reklam