Masumlar Varken Tarafsız Kalamam
Ben sadece binlerce Kürt çocuğundan biriyim. Özgürlüğüne düşkün yapılanlara karşı asi ve güçlü bir gencim. Bu yaşananlara karşı sessiz kalmak göz yummak ne bana ne de bu halk için birlikte mücadele eden hiçbir Kürt evladına yakışmazdı. Bu yüzden susmayacağız. Siz bütün Kürtleri PKK için çalışan, IŞİD’i destekleyen insanlar sanıyorsunuz. O zaman biz de bütün Türkleri FETÖ’cü sayalım mı? Araştırmadan, genelleme yaparak konuşmayalım lütfen. Benim amacım şu Neden Rojava görünmüyor ya da gösterilmeye çalışanlara neden engel olunuyor? Artık buna cevap verin. Destek de istemiyoruz ama destekleyenlere karışmayın. Ben, savaşın olduğu her toplumun karşısında oldum ve olmaya da devam edeceğim. Nasıl Filistin için İsrail’i boykot ettiysem, bugün de Rojava için mücadele edeceğim. Yarın başka bir devlet için olur mu, sevip sevmem önemli değil. Eğer ortada masum, suçsuz çocuklar, anneler, babalar, evlatlar varsa her bir canlı için susmayacağım.
1000Kitap
Bana diyorlar ki: “Sen Türkiye’de yaşıyorsun, Suriye’de değil.” İnsan acısının pasaportu mu var? Bir çocuğun ölümü hangi sınırda anlamını yitirir? Bir annenin çığlığı hangi ülkede duyulmaz sayılır? Benden susmam bekleniyor. Çünkü onlara göre vicdan adres sorar. Oysa benim kalbim harita tanımaz. Nerede bir sivil öldürülüyorsa, nerede çocuklar bombaların ortasında kalıyorsa, nerede anneler evlatlarının başında çaresizce bekliyorsa, orası benim meselem. Bunun nerede yaşandığıyla değil, yaşanıyor olmasıyla ilgileniyorum. Evet, ben Kürdüm. Kürt olmaktan gurur duyuyorum ve kimliğimi inkâr etmiyorum. Ama kimliğim, sessiz kalmam için bir gerekçe değildir. Ben susmamayı seçiyorum. Çünkü insan olmak, acıyı seçerek sahiplenmek değil, acıya sırt dönmemektir. Beni susturmaya çalışanlara şunu söylüyorum: Masumlar ölürken sessiz kalmak erdem değildir. Suskunluk tarafsızlık değildir. Suskunluk, zulmün kendini rahat hissettiği yerdir. Ben konuşacağım. Hangi bayrak olursa olsun, hangi toprakta yaşanırsa yaşansın, eğer orada masumlar öldürülüyorsa ben konuşacağım. Bu bir görüş değil. Bu bir taraf değil. Bu, insan kalma meselesidir. Ve şunu herkes bilsin: Vicdanın adresi olmaz. İnsanın tarafı hayattır. Rojin Aktaş
Reklam
Rojava’da sadece insanlar öldürülmüyor; insanlık aşağılanıyor. IŞİD küçük çocukları sopalarla dövüyor, işkence ediyor. Anneleri bir araya topluyor, dövüyor. Babaları kenara ayırıyor, hayvan muamelesi yapıyor. Yetmiyor, bombalar atıyor, evleri, bedenleri, hayatları paramparça ediyor. Burada anlatılan bir savaş değil; bu, çıplak bir zulüm. En acı olan ise şu: Bu vahşete karşı en çok sesi çıkan yine Kürt halkı. Peki diğerleri nerede? Kardeşlikten söz edenler nerede? Eğer gerçekten kardeşsek, bu acıya bakıp susamayız. Bu noktada ne ırkın, ne dilin, ne bayrağın anlamı var. Burada tek bir ölçü olmalı: insanlık. Bir çocuğun dövülmesi, bir annenin işkence görmesi, bir babanın aşağılanması hepimizin meselesidir. Sessiz kalan herkes şunu bilmeli: Zulüm tek başına yapılmaz; susanlar sayesinde büyür. Bugün konuşmazsak, yarın konuşacak yüzümüz kalmaz. Rojin Aktaş
Birileri hâlâ soruyor: "Neden Rojava? “Neden bunu paylaşıyorsun?” Çünkü ben acıyı haritaya göre seçmiyorum. Benim vicdanımın pusulası yok, bayrağı yok, tarafı yok. Nerede bir çocuk dövülüyorsa, nerede bir anne işkence görüyorsa, nerede bir baba göz göre göre aşağılanıp öldürülüyorsa, orada susmak bana yakışmaz. Adı Filistin olur, Rojava olur, başka bir yer olur… Değişen sadece coğrafyanın adı; değişmeyen şey insanın çığlığıdır. Acıyı yarıştırmak, bir ölümü diğerine tercih etmek insanlık değildir. İnsanlık, hangi dilde ağladığına bakmadan sese ses olmaktır. Bugün “sadece buna mı konuşuyorsun” diyenler şunu bilsin: Ben her zulme konuşurum. Çünkü suskunluk tarafsızlık değil, ortaklıktır. Bombalar altında bağıran çocukların sesine kulak tıkayan bir dünya, eninde sonunda kendi sessizliğinde boğulur. Ben susmayacağım. Çünkü insan olmak, tam da herkes sustuğunda konuşmayı göze almaktır. Rojin Aktaş —
Rojava ez im! Rojava tu yî! Rojava em in!
Kurdî
Suriye’deki Kürt çocuklarının, Doğu Türkistan’daki Türk çocuklarının, Filistin’deki, Yemen’deki, Gazze’deki Arap çocuklarının, Sudan’daki, Afrika’daki ve daha sayamadığım farklı ırklara mensup çocukların vebalini hem bu dünyada hem de öbür dünyada ödeyemeyeceksiniz. Kürt ve Müslüman bir birey olarak; vicdanımın ve dinimin bana öğrettiği, hatta dini bir kenara bıraksak bile vicdanımın ve merhametimin bana dayattığı bilinçle; şuurumun, algılarımın bana sunduğu bu merhamet duygusuyla savaşın ve her türlü yobazlığın karşısındayım. Aynı hassasiyeti; din, dil ve ırk ayırt etmeksizin göstermenizi de size canıgönülden tavsiye ederim.
1000Kitap
Reklam
Reklam