Puan vermedi
Dolunayın Kırık Aynası / Tuğçe Sarıgül "Yara izlerinin insanın canını ne kadar yaktığını iyi bilirim." Merhabaalar, Uzakdoğu'nun esintileri arasında fantastik bir dünyaya adım atacağız. Dolunayın Kırık Aynası ile yeniden doğan bir kadının intikamını okuyoruz. Benim severek okuduğum bir kitap oldu, siz okuyunca neler hissedeceksiniz merak ediyorum. Ayana ana karakterimiz, kendisi bebeğiyle birlikte hayatını kaybediyor ve tekrar canlandığında bu sefer herkes tarafından nefret edilen birisinin bedeninde. Saraya girmelidir ve hayatını çalanlardan intikamını almalıdır. Ayana'nın özellikle bebeğiyle ölmesi beni aşırı üzdü. Böyle içim biraz cız etti. O sevdiği adamı bir kaşık suda boğasım geldi. Yazar bence bu yeniden doğma fikrini güzel bağlamış. Ayana'nın geri dönmesi için güçlü bir sebebi olduğunu bize yansıtmasını sevdim. Bu yeniden doğuş kısımda ben biraz ürperdim yani başıma gelse ne yapardım diye düşünmeden edemedim. Kitapta saray entrikalarını sık sık görüyoruz, bayılırım entrikalara hele sarayda geçiyorsa tadından yenmez valla. Karanlık sırlar ve intikam arzusu da işlenen temalardan yani ortalık biraz karışıyor arkadaşlar, siz şimdiden sıkı tutunsanız iyi olur. Bu sıralar böyle farklı tarz bir kitaba ihtiyacım vardı. Evet, fantastik tür çok okuyorum ama bu alışılmış fantastik kitaplardan biraz daha farklı. Özellikle karakterin ölüp tekrar gelmesi ve başka bir bedende devam etmesi benim çok okuduğum bir konu değil. Bu yönüyle benim için yeni bir soluk, yeni bir heyecan oldu kitap. Tuğçe Sarıgül'ün kalemiyle daha önce tanışmamıştım. Sarayı betimlemesini sevdim, gözümde canlandırmak çok rahat oldu. Yine ben canlandırırken biraz ülkemizdeki saraylardan da esinlenmiş olabilirim ne yapayım.
Dolunayın Kırık AynasıTuğçe Sarıgül · Dokuz Yayınları · 202615 okunma
gökyüzündeki tüm yıldızlar/10
10/10
·424 syf.··
2026 15. kitabı
bu kitaptan çok bir beklentim yoktu açıkçası ama ortalarına geldigimde dedim ki: ya bu harika bir kitap? kusur bulamıyorum?? alo??? duology'nin ilk kitabından çok çok daha fazla sevdim. özetle: karakterlerle bağ kurduğum, ara ara şok olduğum, keyiflendiğim, kıkırdadığım ve bitirdiğimde ağzıma güzel bir tat bırakan bir duology oldu. spice çok tadinda( 0.5/5 filan), plot çok çok daha ön planda. ikinci kitap ilkine bin basar bence. filmi yapılsa en ön sıradan izlerim, part 1 part 2 müko olur. aşırı şairane bir kitap olduğundan geçmesi için mümkünse ingilizce okuyun derim. aşağıda spoilerlar var. !!!! highlights: -ione ve elm. o kadar harika bir slow burn, o kadar derin, o kadar kıymetli geldi ki. ilk kitabın ravyn ve elspeth faciasından sonra bu çifte bayıldım bayıldım bayıldım. -spirit'in vahşiligi. neither kin nor friend olması hoşuma gitti. -kitaptaki süprizlere bayıldım. hiç beklemediğim yerden beklemediğim olaylar kişiler çıkıp durdu -nightmare'in elspeth'in söylediklerinin hep tersini "elspeth öyle söyledi" diye söylemelerine haykırarak güldüm -iki farklı mekan arasında kitabın geçiş şekli harikaydı. en heyecanlı yerinde diğer kısma geçiyor bu kez onu en heyecanlı yerinde bırakıyor vs vs elimden asla düşüremedim. -kitabın ŞAİRANEliği. kitap kesinlikle ingilizce okunmalı. ilk kitapta biraz abartılmıştı ama bu kitaptaki şairanelik seviyesi chef's kiss. normal cümleler bile içime içime aktı bayıldım. bayıldım. -aile soylarının agaç isimlerinden oluşması ve agaçların kutsallıklarının olması, two alders, spirit of tree, yews, falanı filanı... ben çok sevdim. ağaç teması harika konsept. (hangi ağaçlar olduklarına dair bir fikrim yok) -nightmare'in jespyr'i taşıma konusundaki ısrarı <3 -nightmare 'in içinden ara ara çıkan sheperd king. bir anda spoiler verip ekibi şok
İki Çarpık TaçRachel Gillig · Olimpos Yayınları · 20241,318 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
4/10
·480 syf.··
2026 12. kitabı
ava'yı çok sevdim. alex'i çok sevemedim. romantasy olmayan kitaplarda biraz gerçekçilik arıyorum hiç gerçekçi gelmedi alex çok kurgu kurguydu. aylarca ava'yı umursamayıp bridget'ın iki kelimesine AHH ONU SEVİYORUMMM LONDRAYA GİDEMEZZZ triplerine girmesi anlamsız geldi. onlar dışında çerezlik okuyup geçmelik
Çarpık AşkAna Huang · Martı Yayınları · 20234,938 okunma
Spoiler vermeden Zalim Prens Serisi Hakkında Yorumlarım
Puan vermedi·412 syf.··
2026 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 17:30
Selamlar, bugün nihayet bitirebildiğim Zalim Prens serisi hakkında inceleme yapacağımm Aslında ilk başta yapmam diyordum, ama umduğumdan farklı bir seriye karşılaşmak beni inceleme yazmaya itti. Konusundan bahsedelim kısaca; Taryn, Jude ve Vivienne adındaki üç kardeş faniler diyarında ailesiyle birlikte huzurlu bir yaşam sürmektedir. Ta ki annelerinin eski eşi, Vivi'nin de öz babası olan Madoc adındaki bir adam Periler Diyarı'ndan gelip bu huzuru bozana kadar. Madoc, anne ve babalarını katlettiği çocukları yanında Periler Diyarı'na götürür. Kitabın en büyük çatışma unsuru ve olayların başlangıç sebebi, fanilerin Perileri Diyarı'nda gördüğü zorbalık aslında. Bu incelememi spoilersız yazmaya çalışacağım bu yüzden fazla ayrıntı vermeyeceğim. Öncelikle, kitabın umduğum gibi çıkmadığını belirtmek istiyorum. Hem olumlu hem olumsuz açıdan. Kitaba başlamadan önce romantizm ağırlıklı sanmıştım. Beklediğimin aksine görev sahneleri, fantastik unsurlar vs. daha fazlaydı. Romantizm tam sevdiğim gibi slowburn şeklindeydi (hem de fazlasıyla ) Dolayısıyla romantizm severlerin beklentisini çok karşılamaz çünkü romantik unsurların büyük bölümü son kitapta var ki o da fazla değil. Sevgileri yüzeysel gelmişti başta. Partnerlerden birinin peri olması da işleri yeterince zorlaştırıyordu zaten. İlk kez böyle bir kitap okuduğum için alışmam zaman aldı. Olumsuz olarak zaten herkesin şikayet ettiği şey var: •Çeviri. Hayatımda böyle bir çeviri okumadım, kendi Türkçemden şüphe ettirdi bana. Olay rahatsız etmesinden de ziyade anlaşılmaz olmasıydı. Son kitapta çevirmen farklıydı bu sayede daha iyiydi neyse ki. •Jude'u herkes sevse de -güçlü bir karakter oluşuna ben de bayıldım- ben pek ısınamadım. Bazı kitaplarda ana karakterle aşırı derecede bağ kurarız ya, işte Jude öyle biri değildi
1000Kitap
Zalim PrensHolly Black · Dex Kitap · 20182,338 okunma
ZİRVE ÖTESİ #2
10/10
·392 syf.··
2026 18. kitabı
Selamlar Dostlarım, Bugün sizlere Zirve Ötesi serisinin ikinci kitabı olan Ateşten Tezahürat kitabından bahsedeceğim. Bu serideki karakterler birbirlerine inanılmaz güçlü bağlarla bağlı arkadaşlar. İlk kitapta İklim ve Karza'nın hikâyesini okumuştuk, şimdi ise benim favori karakterlerim olan Sonat ve Tamay'ın hikâyesini okuyoruz. Tamay, bir amigo kız takımının kaptanı. Ailesinin ona yeterince ilgi göstermemesinden ve erkeklerle olan ilişkilerinin uzun soluklu olmamasından yakınan; oldukça özgüvenli, kendini iyi tanıyan bir kız. Sonat ise buz pateniyle uğraşan, ancak spor dışında yaşadığı bir sakatlığın ardından buz patenine geri dönmekte zorlanan bir genç. Tamay'ı ilk gördüğü anda âşık olan Sonat; centilmenliği, kibarlığı ve sevdikleri hakkında her şeyi bilip onların hayatını kolaylaştırmaya çalışmasıyla gerçekten müthiş biri. (Biraz Sonat hayranıyım, kusura bakmayın. ) Sonat ve Tamay'ın ilişkisi başlangıçta sahte bir ilişki olarak başlıyor. Çünkü Tamay, insanlara uzun süreli bir ilişki yürütebildiğini göstermek isterken; Sonat da sosyal ortamlara geri dönmeyi ve hayatındaki ilk ilişki deneyimini yaşamayı hedefliyor. Bakalım bu sahte ilişki ne kadar sürecek? Ben bu kitaba bayıldım. Hatta serideki en sevdiğim kitap oldu. Kendim yazsam muhtemelen böyle bir hikâye yazardım. Kitabı okurken sık sık gülümseyip kahkahalar attım. Tamay'ın bir blog sayfasının olması ve oradaki yazıları okumak da çok hoşuma gitti. Karakterler arasındaki dostluk, spor hayatı ve romantizm oldukça başarılı bir şekilde anlatılmış. Son derece eğlenceli ve akıcı bir kitap olmuş. Umarım siz de okur ve beğenirsiniz. Adora Yağmur Ateşten Tezahürat
Aşk
Ateşten TezahüratAdora Yağmur · İndigo Kitap · 2025734 okunma
Live, dear reader. Live.
10/10
·702 syf.··
2026 29. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 00:00
Olmaktan korktuğum yerdeyim maalesef muhteşem bir fantastik serinin sonuna geldim. Bitmemesi bu dünyadan kopmamak için büyük uğraşlar verdiğim araya sayısız farklı tür kitap dünya karakter sıkıştırdığım ama bitirmekten de kendimi alıkoyamadığım bir güzel macera idi. Uzun bir seriye kendine adamadan önce serinin son kitabının yorumlarına bakarak sonu beğenilip beğenilmediğine göre karar veren benim gibilere demek istiyorum ki; başlayın ben sizin arkanızdayım bu muhteşem seriye başlayın ve asla pes etmeyin sonunu görün. Ama ilk kitabınız Throne Of Glass değil kesinlikle The Assassin's Blade olsun. The Assassin's Blade'in ilk kitap olarak okunmasını savunacağım son nefesime kadar. Kim ne derse desin bence ilk bu novella niteliğindeki kitapla başlanmalı çünkü bu kitap hiçbir spoilera maruz kalmadan okunmalı. Kronoloji, duygusal etki ne derseniz diyin bunun birçok nedeni var spoiler olmasın diye detaya girmeyeceğim ama beni dinleyin. Neden böyle tavsiye ettiğimi seriyi yarıladığınızda anlayacaksınız. İlk olarak okuyup pişman olanı da görmedim onu da söyleyeyim. Ayrıca kitabı evde okuyun ve sonlara doğru mendillerinizi hazırlayın. İş bu tarih olmuş hala TAB kitabının yasını tutuyorum gördükçe içim buruluyor belirtmek isterim. Bu seriyle ilgili söyleyebileceğim tek kötü şey daha önce Empire Of Storms yorumumda da belirttiğim gibi maalesef Türkçe baskısı. Bu yayınevi sayesinde kitapları orijinal dilde okuma alışkanlığı kazandım İngilizcem gelişti bu konuda teşekkürlerimi sunmak isterim. Emeğe saygım var ancak Türk okuyucularına böyle kötü bir baskıyı layık görenleri asla affetmeyeceğim. Çevirmeni kitapların hem orijinal metnini hem kendi çevirisini yanyana koyup tekrar baksın bana hak verecektir. Özellikle son kitapların bir editörün elinden geçtiğine inanmak dahi istemiyorum.
Kingdom of AshSarah J. Maas · Bloomsbury YA · 20181,438 okunma