Çocukken dil öğrenmek, kökensel bir şiddete işaret eder, çünkü bu öğrenme süreci, bizi bir yandan kendilerine karşılık gelen sözcüklerin mevcut olmadığı yaşanmış deneyimler hakkında sessiz kalmaya, öte yandan da hiçbir deneyimle örtüşmeyen içerikler hakkında konuşmaya ve kendimize ait olmayan anlamlar formüle etmeye zorlar. Dil bir yandan insanı "tarihe sokarken" bir yandan da herhangi bir insanın yaşam dünyasına girmeyi engelleyebilecek bir "filtre" işlevi görür.