"Tutkudan yoksun, kimsenin temsil etmeye çalışmadığı, duyarlığını yitirmiş ancak dış görünümü (saydamlığı) açısından çok güçlü bir Devlet, politika-ötesi denilebilecek bir kendinden geçmişlik biçimini almıştır. Bir yandan bu Devlete hiç kimse inanmazken, öte yandan herkes kendini bütünüyle devlete adamakta, ona sahip çıkmakta ve politik açıdan ortadan kaybolmuş ya da kaybolmakta olan şu tek biçimi yani Devleti evrensel boyutlarda talep etmektedir."
"Anlatacak şeyleri olmayan sözcülere karşın sesi çıkmayan (sözsüz) bir kitle vardır. Söyleyecek hiçbir şeyi olmayanlarla, konuşmayan kitleler arasındaki harika 'birlik' işte budur. Bütün söylevlerin kökeninde yatan büyük boşluğun adı kitledir."