BEDENİMDEKİ SEN
“Varolanla yetinebilme ve yetindiğini güzelleştirme”
Birbirini sevmeye başlayan Mehmet ve Meltem'in sonralarında yaşadığı ve Mehmet'in bihaber olduğu olay üzerine, gururunun önüne geçemeyen Meltem, hatasının dönüşünü yapmaz ve çetin bir hal alsa da ayrılırlar. Bu süreçte Meltem sevgisini içinde yaşadığı gibi, temiz seven biri olarak Mehmet’ de acılarıyla yaşar. Dahası, Meltem'in annesi Kadriye Hanım da bu dertten muzdariptir. Kadriye Hanım'ın derdi farklıdır tabii. Tüm bunlar bizleri, asıl meseleye sürüklüyor;
Meltem'in annesinden beklediği anlayışı, küçük bir olay sonrası kendisi bozuyor. Anlaşılmak istenirken karşı tarafa sormadan, düşüncelerini hayata geçirmek dönüşü olmayan yollara girebilir, onu kavrıyor. Nasıl kavrıyor peki, yapıp yaşadıktan sonra... “Varolanla yetinebilme ve yetindiğini güzelleştirme” çabalarına girişmiş olan annesi, zorlu dönemlerden geçse de kızına karşı bu dönemin üstesinden gelmek ister. Her daim güzel kalan Mehmet, kızını sarıp sarmalayan bir annenin doğuşu ve geçmişte kusur işleyip sonradan çok pişman olsa da Mehmet'ten kalan, en sevdiği dostu Hekim'i de kaybetmesiyle yeni başlangıçlara adım atma zorunluluğunda kalan Meltem. Ki atma zamanı kalmış mıydı?
“Hangi savunma sözcüğüyle söze başlamam gerekir ki, tüm makyajlara sonuç getiren sıkıntı, keder ve dövülmelerin, kadınlarda uğradığı hasarı geri iyileştirebilir...hiçbiri! Her kadın değil ama en az bir kadın olsa dahi(bu da az bir sayı değil) yüzünü boyalara kaplamasının sebebinde, sevgisini beslediği insanın kötülüğünü ve çektiği acıları kimselere göstermek istemediğindendir. O denli güzel ve saf severken, sevdiği insanın ona değmeyecek ihtimalini...o denli hayata karşı bir mücadele verirken, çökmüş yüzünün onu yıkacağı ihtimalini düşündürmemek için, yaralarını bu şekilde kapatarak bize sunmadığını nereden bilebiliriz?”