اِنَّا هَدَيْنَاهُ السَّب۪يلَ اِمَّا شَاكِرًا وَاِمَّا كَفُورًا
Hiç şüphesiz, ona yolu gösterdik. Ya şükreden (bir mümin) ya nankörlük eden (bir kâfir) olur.
(76/İnsân Suresi, 3)
Ey oğul, bil ki, âdemoğlu ancak aklın gerekliliklerini yerine getirdiği zaman, diğer canlılardan ayrılabilir. Öyleyse aklını çalıştır. Düşünceni aktif kıl. Nefsini arındır. Sorumlu bir varlık olduğunun bilincinde olarak her şeyi deliliyle öğren. Yine bil ki, yerine getirmek için istekli olman gereken sorumlulukların var. İki melek, kelimelerini ve bakışlarını tek tek kaydediyor. Eceline doğru attığın adımlar ve dünyadaki oyalanma süren az, kalbindeki esaretin uzun, heva ve hevesi tercihten dolayı çektiğin azap ise çok acı vericidir. Öyleyse, nerede dünün lezzeti? Artık o lezzet gitti ve geride sadece pişmanlık bıraktı. Nefsin şehveti nerede? Kaç kez başını eğdirdin ve ayağını kaydırdın?"
فَدَعَا رَبَّهُٓ اَنّ۪ي مَغْلُوبٌ فَانْتَصِرْ
(Nuh) Rabbine dua etti: “Şüphesiz ki ben, yenik düştüm, (bana yardım et ve onlardan) intikam al.”
(54/Kamer, 10)