Ötekinin ve dönüşümün olumsuzluğu kuvvetli anlamıyla deneyimi oluşturan şeydir. Bir şeyle ilgili deneyime sahip olmak demek, "onun bizim başımıza gelmesi, bize isabet etmesi, üzerimize çökmesi, bizi altüst etmesi ve dönüştürmesi" demektir. Deneyimin özü acıdır.
Aynının terörü bugün hayatın her alanına tesir etmektedir. İnsan hiçbir deneyim yaşamadan her yere seyahat eder. Bir kavrayışa ulaşmadan her şeyi hakkında malumat edinir. Bilgiye erişmeden enformasyon ve veri biriktirir. Serüven ve heyecan peşinde koşar ama hep aynının içinde kalır.
Ötekinin negatifliği, kendiye şekil ve ölçü verir. O olmadan aynı aşırı çoğalır. Kendi, aynı ile özdeş değildir. Kendi, her zaman öteki ile birlikte ortaya çıkar. Aynı ise onu sınırlayabilecek ve şekillendirebilecek diyalektik karşısından yoksundur. Böylece aşırı çoğalarak bizim biçimsiz bir yığına dönüşür. Kendinin ötekinden ayrımına borçlu olduğu bir formu, içsel değerli topluluğu, bir içselliği vardır. Buna karşın aynı, biçimsizdir.
Bünyeyi hasta eden şey, mahrumiyet ve yasaklama değil, aşırı iletişim ve aşırı tüketim; bastırma ve olumsuzlama değil, her şeye izin verme her şeyi olumlamadır.