Artık hayatını felsefesinden ne kadar uzak olduğunu, kendisini nasıl yanlış bir emelle hayatın üstüne çıkmak isteyerek bir hülya alemi aradığını hissediyor, alaycı bir ses gülerek, "Ah senin ışıklı hülyaların... Parlak semaların..." diyordu.
Mutlu olduğumuz anlarda saklı aslında zamanın hazzı. Kahvenin kokusunda, kitabın birbirini sıralayan cümlelerinde, bir saksının içindeki çiçeğin nazlı salınışında. Sabah gözümüzü açar açmaz öten kuşların cıvıltısında da bulabiliriz mutluluğu ve anı tam da o hislerin hilkatinde fark ederiz. İllüzyonun kendini gösterdiği, şapkadan çıkarılan tavşanın attığı bakış bu andadır.
En Passant`