Bu fırtınadan sağ salim kurtulursan bir ikinciye tesadüf ettiğinde işi pekâlâ anlarsın. Başlangıcını da anlarsın sonucunu da. Ancak iş bu birinciyi savabilmekte.
Zira bu adamın hep adi, bayağı şeylerden hoşlandığını, zihin ve mide kabul etmez şeylerle meşgul olduğunu görüyorum. Bu bana önem vermemesinin ya da beni sevmemesi benim bir değerimin olmamasından değil, onun kendi kişiliğinden kaynaklandığını gösteriyor. Kaderin bu adamı üst sınıfa çıkarmasına, kendisine her şeyin iyisini vermiş olmasına rağmen, bunun adiliğe olan eğilimi, sefillere olan düşkünlüğü gerçekten şaşırtıcıdır.
Benim anlatmak istediğim yaratılıştan gelen bir yetenek ve ihtiyaçtır. "Sevmek ve sevilmek" işte bu zorunluluk ve insanın yaratılışından gelir güzelim. Toplum düzeni, ailelerin mutluluk ahengi, eşlerin mutluluk uyumu bununla ayakta durur. İnsanlar bunsuz olamaz, yapamaz!