-7
Evlilikler değil, insanlar başarısız olurdu.Ben artık onun yıllar önce âşık olduğu kadın değildim. Acaba ne kadar yaşlandığımı görebiliyor muydu? Ya da uzun, sarı saçlarıma düşen akları fark etmiş miydi? Kırklar yeni otuzlardı belki ama cildim kırışmaya başlamıştı ve bu kırışıkların sebebi kahkahalar değildi. Eskiden bir hayli ortak noktamız vardı; yalnızca aynı yatağı değil, aynı sırları, aynı düşleri de paylaşırdık. Hâlâ birbirimizin cümlesini tamamlarız ama artık yanlış tamamlıyoruz.
-32
Bizimki kadar uzun bir evlilikte karımın bazı sırları olmadığını düşünecek kadar saf değildim –benim kesinlikle vardı– ama böyle davrandığını hiç görmemiştim. Bana doğruyu söylemediğini anlamam için yüzünü görmeme gerek yoktu. Sevdiğiniz biri yalan söylediğinde bunu anlardınız. Benim henüz anlamadığım, neden yalan söylediğiydi.
Bazen vazgeçersin. Herkesten ve her şeyden. Uzaklara gitmek istersin, başka yerlere kaçmak. Kimseyle konuşmak, kimseyi görmek istemezsin. Kurduğun hayallerden, verdiğin sözlerden vazgeçersin. Ne başarmaya gücün kalır ne de oldurmaya. Bir iki defa kendini kandırır yeniden denersin, çok geçmeden anlarsın. Olmayacağını, olduramayacağını Yorulursun.. Bir şeyleri beklemekten, "acaba değişir mi" diye sorgulamaktan. Bir mucize olsun diye inanmaktan yorulursun. Kendini suçlamaya başlarsın, umut ettiğin için, emek verdiğin için. Gerçekleşmemesine rağmen hayallerinin peşinden koştuğun için. Kocaman bir boşluk oluşur. Tam kalbinin üzerinde Doldurmak istedikçe, içini acıtan, yüreğini sızlatan. Sonra yatağına girip, yorganı üzerine çekersin. "Vazgeçtim" dersin, "bugün herkesten ve her şeyden vazgeçtim". Bazen vazgeçersin. Kurduğun bütün düşlerinden, verdiğin bütün sözlerden. Biriktirdiğin bütün hayallerden tek tek vazgeçersin..