Tepedekiler, konumlarını yetkinliklerine değil, hasbelkader doğru ata oynamış olmalarına ve o ata biat etmelerine borçlular. Her adımda karşımıza çıkan "sen benim kim olduğumu biliyor musun"culuk, bu çürük sistemin yan etkisidir.
Eski iktidarlar kava kuvvete ve sansüre davranırlardı. Artık bu tür müdahalelerin geri teptiği anlaşıldı ve daha zekice bir engelleme yöntemi keşfedildi: Herkesi susturmaktansa herkesi sürekli konuşturmak. Kalem kılıçtan daha keskin, safsata da sansürün siyah bandından daha kuvvetlidir.
Daha karşısındakiyle doğru düzgün konuşmasını öğrenemeden internet ile her yana bağlanmış, daha kendisini tanıyamadan uzayı keşfetmeye başlamış trajik yaratıklarız.
Ekmekten başka beklentisi olmayanların, iktidardan başka gayesi olmayanlar tarafından yönetildiği yerlerde, safsata bilgisi de işe yaramayan bir süper güç gibi kalıyor.