rumeysa

rumeysa
@rum123
O gün zaman değil biz başlayacağız
İnsan her zaman vakit bulabilecek varlıktır. Zamanı geçe bırakmak mı yoksa zamanın içinde geç kalmışlık mı bilinmez. Benim hissettiğim biraz da yaşarken yaşama geç kalmak. Yaşarken senelerim geçiyor ama geçen her yıla baktığımda kendime bir yıl daha geç kalmışım sayıyorum. Bu geç kalmak hissi ise yaşamla bağlamsal açıdan paralel giden bir yapı. Zaman akıyor gidiyor. Ve zaman kendini yineleyen bir yapı içinde. Bugün ve tam da şu an saat 00.48 yarın da 00.48 olacak ve bir sonraki gün de bu durum böyle devam edecek. Çarkın içinde dönen bir fare gibi yaşamaya devam ediyoruz ama geç kalmışlık hissi de bu çark içinde peşimizden geliyor. Geç kalmışlık… yaşamaya geç kalıyoruz, kendimize geç kalıyoruz, hayat akıp giderken biz özümüzü bulmaya geç kalıyoruz. Hayat gayesi peşinde koşarken kendimizi unutuyoruz. Şu iş olsun ondan sonra, bu olay bitsin ondan sonra. Bu sonralar hiçbir zaman bitmeyen bir yapı içinde dönüp dolaşıp önümüze çıkıyor. Bir gün kendime geç kaldığım için özürler dileyip hayatı işte o an kendime yaşatmaya başladığım bir yılı bulup çark içinden çıktığım ve geç kaldım ama kendimi buldum dediğim bir zaman olsun. Ve şunu unutma. Geç de olsa, zor da olsa, tükenmiş hissediyor da olsan bir gün kendine geç kalmayıp tam zamanında geleceksin. Ve işte o zaman asıl mutluluğu bulacaksın. Bilirsin ki her son mutlu bitmez ama bizim kendimize verdiğimiz bir söz var: Ne kadar geç kalmış hissedersek hissedelim, kendimizi yarım bırakmayacağız. Zaman bizden gitse bile, biz kendimizden gitmeyeceğiz. O gün geç kalmışlığın yükünü sırtımızdan indirip “İşte buradayım” diyeceğiz hayata. Ve o gün, zaman değil, biz başlayacağız.