Rumeysa Çolak

Rumeysa Çolak

, bir kitap okudu
Puan vermedi·164 syf.·
1 saatte okudu
·
2022 2. kitabı
Reklam

Rumeysa Çolak

, bir kitabı okumaya başladı

Rumeysa Çolak

, bir kitap okudu
Puan vermedi·136 syf.·
2022 1. kitabı
Puan vermedi
ÖBÜR DİVAN Olmuşları, olanları ve olabilecekleri anlatıyor eserinde İbrahim Tenekeci. 15 Ağustos 2012 ve 13Kasım 2013 tarihleri arasında kaleme aldığı makalelerden oluşan, bize hayattan ve insanlıktan öğütler veren bu kitap kardeşlik, sevgi, saygı, merhamet, dayanışma, vatan, millet, milliyet, medeniyet, ümmet, emek, ekmek, edeb, acı ve zalimlik kavramlarını farklı yazılarla aynı başlık altına toplayarak bizlere sunmuş. Bana göre, her başlık sizi farklı düşüncelere götürse de hepsinde de aynı çıkış kapısına varıyorsunuz; Kardeşlik. Mısır, Suriye, Filistin ve Gazze’de ki savaş da; Afrika’da, Somali’de, Arakan’da ve daha adını zikretmediğim, kendi ülkemden tutup Dünya’nın öbür ucundaki yoksulluk ve açlık da, bügün neredeyse dünyanın bütün ülkelerinde ki ırkçılık, güvensizlik, saygısızlık ve zulüm de, Allah’ın Hucûrat sûresindeki ‘’Mü’minler ancak kardeştirler.’’ ayetini anlayamamızdan kaynaklanıyor. Daha doğrusu anlayamamaktan değil anlamak istemememizden. ‘’Korktuğumuz kadar korkuyor muyuz? Hak ve hakikat neyse, onu sadece söylemekle değil, yapmakla da mükellefiz. Yapıyor muyuz? ‘’Davamız hayata uymak değil, hayatımızı Hak’ka uydurmaktır.’’ Diyen kaç kişi kaldı?’’ İbrahim Tenekeci’nin bu paragrafı da bizi destekler nitelikte. Kitabın neredeyse her satırı insana kendini sorgulatıyor. İbrahim Tenekeci yazacak pek de söz bırakmamış bize, içimizden geçenleri bir bir sıralamış, hatta geçmeyenleri de... Lakin, şu kitaptan ne anladın diye sorarsanız bana şunu anladım, insan; doğarak değil, olarak var olur. ‘’Olmak’’ kelimesinden ne anladığımıza da bağlı tabi. Ne bileyim, Allah’ın bizim için yarattığı bu muazzam düzeni görünce başını secdeden kaldırmak şöyle dursun, ‘’Elhamdülillah’’ demekten âciz bir toplumda yaşadığımız aklıma geliyor. Çokta şaşırmamak gerek tabi,
Öbür Divanİbrahim Tenekeci · Profil Yayıncılık · 2018663 okunma
Puan vermedi
MALCOLM X 1925 yılında, renk kavgasının yapıldığı, siyahilere yaşama hakkının bile çok görüldüğü bir dönemde özgürlük savaşçısı olarak Dünya’ya gelmişti Malcolm. Babasız bir çocukluk, anne sevgisinden uzak bir hayat ve altı minik canın sorumluluğu vardı küçük bedeninde. Hem maddi hem manevi baskıyla yaşama tutunmanın zorluğunu elbette anlayamayız. -Ben avukat olacağım. dedi. -Yapma Malcolm sen bir zencisin. Bir zenci nasıl avukat olabilir ki? Başka bir şey olmayı düşünmelisin. Ayakkabı boyacısı mesela veya marangoz. -Neden? Sırf siyah bir deriye sahip olduğum için mi avukat olmayı düşünmeyecekmişim? Kocaman yüreğine sığdırdığı minicik hayallerin bile çok görüldüğü bir hayat.Artık ruhu incinmiş ,umutları kırılmış , yüreğindeki sevgi eksikliğini bir arayışla doldurmaya çalışan Malcolm. Sahi neydi bütün bunları yaşamasının nedeni, siyah bir deriye sahip olması mı? Asla! Çünkü insanoğluna bu dünya küçük geldi, kimseyle paylaşmak istemedi. Sığmadı, sığdırmadı, doymadı, doyurmadı. Cehaletle birleşen vicdansız kalpler tüm öfkesini renklerden çıkardı. Ne kadar hata yaparsak yapalım ne kadar olumsuzlukla karşılaşırsak karşılaşalım bizim için en doğru an şu andır.Hayatta yaşadığın her şeyin mutlaka bir sebebi vardır, bir şeylere ulaşmak istiyorsan önemli olanın hata yapman değil yaptığın hatayı fark etmen ve ders çıkarmandır.En güzeli ise Malcolm’un da yaptığı gibi tekrar yapmamak üzere O’ndan af dilemendir.Bir arayış içinde olan Malcolm’da tanrının siyah olduğunu kabul ederek Elijah Muhammed adındaki yalancı peygambere itaat eder ama bilir ki bir peygamber dinini kendi emelleri için kullanmaz ve bu yoldan vazgeçip gerçek İslam’ın peşine düşer. Belki bizimde karşımıza bir hapishanede bizi düşünmeye ve okumaya çağıran Bimbi gibi bir dost çıkar. İşte o zaman cehalet
Malcolm X - Çağa İz Bırakan ÖnderlerRecep Şentürk · İlke Yayıncılık · 20221,122 okunma
Reklam