ÖBÜR DİVAN
Olmuşları, olanları ve olabilecekleri anlatıyor eserinde İbrahim Tenekeci. 15 Ağustos 2012 ve 13Kasım 2013 tarihleri arasında kaleme aldığı makalelerden oluşan, bize hayattan ve insanlıktan öğütler veren bu kitap kardeşlik, sevgi, saygı, merhamet, dayanışma, vatan, millet, milliyet, medeniyet, ümmet, emek, ekmek, edeb, acı ve zalimlik kavramlarını farklı yazılarla aynı başlık altına toplayarak bizlere sunmuş.
Bana göre, her başlık sizi farklı düşüncelere götürse de hepsinde de aynı çıkış kapısına varıyorsunuz; Kardeşlik.
Mısır, Suriye, Filistin ve Gazze’de ki savaş da; Afrika’da, Somali’de, Arakan’da ve daha adını zikretmediğim, kendi ülkemden tutup Dünya’nın öbür ucundaki yoksulluk ve açlık da, bügün neredeyse dünyanın bütün ülkelerinde ki ırkçılık, güvensizlik, saygısızlık ve zulüm de, Allah’ın Hucûrat sûresindeki ‘’Mü’minler ancak kardeştirler.’’ ayetini anlayamamızdan kaynaklanıyor. Daha doğrusu anlayamamaktan değil anlamak istemememizden.
‘’Korktuğumuz kadar korkuyor muyuz? Hak ve hakikat neyse, onu sadece söylemekle değil, yapmakla da mükellefiz. Yapıyor muyuz? ‘’Davamız hayata uymak değil, hayatımızı Hak’ka uydurmaktır.’’ Diyen kaç kişi kaldı?’’ İbrahim Tenekeci’nin bu paragrafı da bizi destekler nitelikte.
Kitabın neredeyse her satırı insana kendini sorgulatıyor. İbrahim Tenekeci yazacak pek de söz bırakmamış bize, içimizden geçenleri bir bir sıralamış, hatta geçmeyenleri de...
Lakin, şu kitaptan ne anladın diye sorarsanız bana şunu anladım, insan; doğarak değil, olarak var olur. ‘’Olmak’’ kelimesinden ne anladığımıza da bağlı tabi. Ne bileyim, Allah’ın bizim için yarattığı bu muazzam düzeni görünce başını secdeden kaldırmak şöyle dursun, ‘’Elhamdülillah’’ demekten âciz bir toplumda yaşadığımız aklıma geliyor. Çokta şaşırmamak gerek tabi,