Sabahın dördünde uyanıyorum
Ter içinde ve susamış
Kasımın son günleri,
Sonbahar mı kış mı?
Mutfağa gidip su içiyorum.
Odaya döndüğümde,
Uyku kokusu vuruyor yüzüme.
Sabahın dördünde uyanan biri,
Çok uyumuş olabilir mi?
Masaya oturup, aklıma gelenleri yazarken,
Kızartma makinesini açtığımı hatırlıyorum.
Ben hatırlamıyorum aslında kokusu geliyor.
Tereyağlı ekmek çekiyor canım,
Yanında da kahve,
Hindiba kahvesi
Zayıflatıyormuş.
Tereyağlı ekmekle değildir herhalde.
İçten içe seviniyorum
Canımın basit bir şey çekmiş olmasına
Sonra sevincim de basit geliyor
Yazdığım şeyleri beğenenlere bakıyorum
Gerçekten okuyorlar mı acaba?
Neyse…
Gitmeliyim
Ekmekler yanmadan.