“Endişe etmene gerek kalmayacak,” diye devam ettim. “Ben gitsem de sen güvende olacaksın. Daima. Bundan emin olacağım.”
”İlginç. Nefret ettiğin herkesi güvende tutar mısın?”
“Hayır.” Dişlerimi sıktım. “Sadece seni.”
“Vitto ve ben, ikimizin de yararına olacak bir anlaşmaya vardık. Parayı unutacağım ve onu öldürmeyeceğim.” Dumanı tekrar yüzüme üfledi. “Ödeme olarak da seni alacağım.”
Karımın başına gelen şeyin bir kaza olması umurumda değildi. Ona çarpan arabayı kafası güzel bir gencin ya da gözleri bozuk bir dedenin kullanması umrumda değildi. Onları bulacaktım. Ve bunu ödeyeceklerdi.
Lyla ikiz kardeşinin ona zorla kafesinden çıkarıp izin yapmasını söyledikten sonra en sevdiği parkurda koşuya çıkıyor. Bu esnada elindeki kanları yıkayan bir adam ile karşılaşıyor. Ve adam bir anda Lyla’ya doğru koşup ellerini boğazına sararak onu boğmaya başlıyor. Bu olay Lyla’nın üzerinde bir travma etkisi bırakıyor.
Vance Sutter, bir polistir. Aradığı bir suçluyu bulmak için izini nerede bılduysa oraya gitmektedir. Lyla’nın kafesine girip onun boynundaki izleri de gördükten sonra doğru yerde olduğunu farkeder. Lyla’nın anlattıkları ve Vance’ın tecrübesi ile hem suçluyu aramaya başlarlar hem de aralarındaki kıvılcımlar alevlenir.
Son iki kitaptan sonra bana aşırı iyi geldi Edens kızlarından en sevdiğim Lyla oldu. Kitabın polisiye yönünü çok sevdim. Zaten bu yönü daha ağırlıklıydı. Bakalım bir dahaki kitabımızda bekar ebeveyn konusu ve küçük bir kız çocuğu var Gerçekten merakla bekliyorum.