Sınavın bir gereği olarak Allah, kimi zaman sevdiklerini zengin yapar, kimi zaman da kendisine isyan edip düşmanlık yapanları... Bazen iyi kullarını mutsuzlukla sınar bazen de kötülerini. Bazen birini başarıya ulaştırır bazen de öbürünü. Allah'ın sevdiği iyi kullarına ayırdığı hakiki nimetler burada değil, ebedî âlemdedir. Allah'ın insana verdiği değer ve önemi, ona lütfettiği dünyevi imkân ve başarılara bağlı görmek büyük bir yanılgıdır. Eğer nimet ve imkânlar sadece iyilere, sıkıntı ve darlıklar da hep kötülere isabet ediyor olsaydı insanlar özgür iradeleriyle değil, bu büyük baskılayıcı durum karşısında mecburiyetten dolayı iyilik ve iman yolunu seçerlerdi. Hâlbuki Allah, insan iradesine bu şekilde müdahale etmek istemez. Serbest seçim yapmaları için onlara ortam ve olanak sağlar.
İnsan sevmeli. Fakat Allah için sevmeli. Allah'tan ötürü sevmeli. Allah'ın bir hediyesi olarak sevmeli... Sahiplenerek, kendi mülkü gibi görerek değil...