“Peki niçin ölümü kabul ediyordum? Buna şöyle bir soruyla karşılık verirdim: Taptığım bir varlık bana silah doğrulttuktan sonra hayatın ne anlamı kalır?”
“Her ne kadar tam olarak ne hissettiğimin ve tahmin ettiğimin bilincinde olmasam da, kelimesi kelimesine önceden hissettiğim ve tahmin ettiğim şekilde oldu. Bilmiyorum, kendimi doğru dürüst ifade edebiliyor muyum?”
“Oysa ahlaksızlığı alışkanlık haline getirmiş bir ruh, tam tersine, hep alttan alır, daha da iğrencini yapar ama bunu üzerinizde üstünlük kurma hakkı varmış gibi uygun bir biçimde ve nezaketle yapar.”