"Çocukluk yıllarımda sizinle karşılaşmış olmasaydım, hiç şüphesiz şimdi burada olmayacaktım. Siz, bana suçu öğreten insan değilsiniz; siz, bana bir suçlunun kişiliğini kazandıran insansınız."
"Siz savcısınız, ben suçluyum. İkimiz için ne kadar da uygun roller, değil mi? Yani siz de ben de hayatımız boyunca suçtan uzak kalamayacak insanlarız."
"Sık sık derdiniz ki: 'Hayat güller serpilmiş bir yol değildir. Bir savaştır; savaşmalıyız.' Fakat sizi harekete geçiren şey aslında savaş değil, yıkımdı. Yıkım arzusuydu. Her şeyi yıkıp yok etmekten mutluluk duyuyordunuz. Sizi seven gençlere acı ve ıstırap çektirip, sonunda onları mahvetmeden rahat edemiyordunuz. Buna karşılık, siz kesinlikle yıkılmadınız. Bu korkunçtu. Tehlikeliydi."