Yürüdüm, düşünülecek bir ayrıntı kalmayana dek yürümeye devam ettim.
Sümbüllerin istikrarlı kokmasını, kaldırımların gökkuşağını kovalamasını izlemiştim ama en çok, en çok yoncaları sevmiştim ben.
Şans getirdiği için değil vazgeçilmez bir ahenkle beni etkilediği için.
Kimse bilmez ağma olanın gönlünden uzak ufukları bile görebildiğini. Fakat bir kimsenin bile anlamayacağı bir oyundu bu.
Kartlar insan, gökler plastik, bense gözlerimden ellerine kadar çaresizliğin bağımsızlığını yayan çehresine kadar, yalnızlık dolu bir avareyim.