Gerçekten, Harp Okulundaki eğitim düzeyi “subayın asli görevleri”ni öğrencilerin ruhlarına sindirecek derecede tesirli değildi. Okul sıralarında, bu konuda daha ciddi, kapsamlı bir eğitim - öğretim devresi geçirilseydi dahi amacın elde edilemeyeceği inancındayım. Bana göre, gerçek ilmi verebilecek asıl mektep kıt’adır. Asıl sanat eğitimini verecek gerçek öğreticiler, eğiticiler birbirinden üstün komutanlardır. Harp Okulundan alınan diploma, genç teğmenin, bölük komutanının eğitimine hazır olduğunu gösterir. Genç teğmen, sanatın asıl ruhunu, katıldığı bölüğün askerleri önünde, bölüğün önderi yüzbaşıdan ve daha üstlerinden uygulamalı olarak işleri görürken öğrenecektir. Önce, bir takımın komutanı, sonra da bölüğe komutan olmak üzere hazırlanacaktır. İşte bu şekilde öğrenecek ve ardından öğretecektir.
Sayfa 19 - Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı Yayınları