İçimi dağladı.
10/10
·176 syf.··
2026 192. kitabı
Tüm Yalanlar benim için şu ana kadar Mindf*ck serisinin en güçlü kitabı oldu. İlk üç kitap boyunca adım adım örülen olaylar burada yalnızca hikâye açısından değil, duygusal açıdan da ağırlığını hissettirmeye başlıyor. Öncelikle serinin fiziksel kalitesi yine korunmuş. Baskı kalitesi oldukça iyi ve yazım dili önceki kitaplardaki akıcılığını sürdürüyor. Sade, anlaşılır ve sürükleyici anlatım sayesinde kitap kendini hiç zorlamadan okutuyor. Ancak bu kitabı benim gözümde öne çıkaran şey teknik tarafı değil, duygusal gücü oldu. Tüm Yalanlar beni durup düşündürdü. Kitabı kapattığımda gerçekten bir süre boşluğa baktım. Hikâye bitmişti ama bıraktığı duygu bitmemişti. Serinin önceki kitaplarında olduğu gibi burada da mesele yalnızca suç, ceza ya da intikam değil. Fakat bu kitapta yazarın yaptığı şey karakterleri yargılamamak da değil. Tam tersine, birbiriyle çatışan iki farklı ahlaki yaklaşımı karşı karşıya getirerek okuru sorgulamaya zorluyor. Kimin haklı olduğundan çok hangi bedelin ödenmeye değer olduğu sorusunu ortaya koyuyor. Benim için serinin en güçlü taraflarından biri de bu oldu. Karakterleri yalnızca yaptıkları eylemler üzerinden değerlendirmiyorsunuz; onları o noktaya getiren nedenlerle birlikte düşünmeye başlıyorsunuz. Bu da hikâyeyi basit bir intikam anlatısının ötesine taşıyor. Kısacası Tüm Yalanlar, yalnızca olayların ilerlediği bir devam kitabı değil; serinin duygusal ve düşünsel ağırlığının en yoğun hissedildiği kitap oldu. Şu ana kadar okuduğum Mindf*ck kitapları arasında beni en çok etkileyen ve en uzun süre düşündüren kitap buydu.
Mindf*ck 4: Tüm YalanlarS. T. Abby · Artemis Yayınları · 2026294 okunma
Gittikçe güzelleşiyor.
9/10
·176 syf.··
2026 191. kitabı
Mindf*ck serisinin üçüncü kitabı olan Kızıl Melek, benim için serinin yakaladığı kaliteyi koruyan ve hatta bazı yönlerden daha da güçlenen bir devam kitabı oldu. Öncelikle baskı kalitesi yine oldukça başarılı. İlk iki kitapta olduğu gibi kalın sayfalar, özenli baskı ve kaliteli bir fiziksel kitap hissi korunmuş. Hikâye tarafında ise yapboz parçaları yavaş yavaş yerine oturmaya başlıyor. Serinin başından beri verilen ipuçları ve sırlar anlam kazandıkça okuma keyfi daha da artıyor. Özellikle olayların gelişiminde hiçbir şeyin rastgele hissettirmemesi hoşuma gitti. Her yeni bilgi, daha büyük resmin bir parçası gibi yerine oturuyor. Yazım dili önceki kitaplardaki akıcılığını koruyor. Anlatım sade, anlaşılır ve son derece sürükleyici. Karakter gelişimleri de aynı şekilde tutarlı ilerliyor. Karakterler yalnızca olayların içinde hareket etmiyor; yaşadıkları deneyimlerin onları nasıl şekillendirdiğini de görmeye devam ediyoruz. Bu kitapta üçüncü bir karakterin bakış açısının eklenmesi de hikâyeye önemli bir katkı sağlamış. Olaylara farklı bir pencereden bakabilmek hem gerilimi hem de anlatının derinliğini artırmış. Mindf*ck serisinde en sevdiğim şeylerden biri, karakterlerin seçimlerini yargılamak yerine onların neden o seçimleri yaptığını göstermesi. Doğruyu ya da yanlışı güzelleştirmeden, sonuçlarıyla birlikte önümüze koyuyor. Kızıl Melek de bu yaklaşımı başarıyla sürdürüyor. Açıkçası bu kitapta eleştirebileceğim belirgin bir nokta bulamadım. Gizem, karakter gelişimi, tempo ve anlatım dili benim için oldukça iyiydi. Kitabı büyük bir keyifle okudum ve serinin devamı için merakımı daha da artırdı. Kısacası Kızıl Melek, yapbozun parçalarının yerlerine oturmaya başladığı, karakterlerin gelişimini güçlü şekilde sürdürdüğü ve serinin kalitesini koruyan çok başarılı bir devam
Mindf*ck 3: Kızıl MelekS. T. Abby · Artemis Yayınları · 202627 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Çok temiz.
8/10
·144 syf.··
2026 190. kitabı
S.T. Abby’nin Mindfck serisi dışarıdan bakınca yalnızca bir intikam hikâyesi gibi görünebilir. Ama içine girdikçe bunun aslında travma, seçim ve insan zihni üzerine kurulmuş ciddi bir karakter çalışması olduğunu fark ediyorsunuz. Benim için hikâyedeki asıl sürpriz olayların kendisi değil, karakterlerin o neden-sonuç ilişkisi içindeki tutarlılığı oldu. Lana karakterinde ağır travmanın bir insanın hayatta kalma mekanizmasını nasıl yeniden şekillendirebileceğini çok gerçekçi bir yerden izliyoruz. Zihninin adeta operasyonel bir sisteme dönüşmesi oldukça başarılı işlenmiş. Logan tarafı ise özellikle hoşuma gitti. Bir profilci olarak elindeki verilere sadık kalması, “burnunun ucundakini görememesi” değil; mesleki reflekslerinin doğal sonucu gibi hissettiriyor. Elindeki tüm veriler belirli bir profile işaret ederken, karakterin sezgisel şekilde bambaşka bir yere yönelmemesi bana oldukça tutarlı geldi. Serinin asıl güçlü yanı ise karakterlerin hayatta kalmak için dönüştükleri kişiliklerden çıkıp gerçekten seçim yapmaya başladıkları noktada ortaya çıkıyor. Çünkü ilk aşamada yapılan şey bir tercih değil, adaptasyon. Ama ne zaman ki yeni etkenler, duygular ve toplumsal baskılar devreye giriyor; işte o zaman karakterlerin hangi yöne kırıldığı önem kazanıyor. Kitabın sevdiğim bir diğer tarafı da doğruyu ya da yanlışı güzelleştirmeye çalışmaması oldu. Karakterleri yargılamadan, insan doğasının sert taraflarını olduğu gibi göstermesi bence seriyi güçlü yapan şeylerden biri. Bunun yanında teknik anlamda da oldukça temiz bir kitap. İlk kitaptaki kaliteli baskı burada da korunmuş. Sayfalar kalın, editöryal süreç başarılı ve çeviri oldukça düzgün. Anlatım dili ise sade, anlaşılır ve çok akıcı. Sonuç olarak: Mindf*ck benim için yalnızca karanlık bir hikâye değil, insanların kırılma
Mindf*ck 2: SekteS. T. Abby · Artemis Yayınları · 2026164 okunma
Okuma tarzımın dışındaydı ama sevdim.
8/10
·162 syf.··
2026 189. kitabı
İlk izlenim olarak kitabın baskısını gerçekten beğendim. İnce bir kitap olmasına rağmen kaliteli hissettiriyor. Özellikle sayfaların kalınlığı uzun zamandır kitaplarda karşılaşmadığım kadar iyiydi. Hikâye ise oldukça akıcıydı. Olayları iki karakterin gözünden okumak hoşuma gitti ve bu durum hikâyeye dinamizm katmış. Yazım dili okunaklı, sade ve sürükleyici. Kısa bir hikâye olmasına rağmen merak duygusunu koruyor ve sonunu sürprizli şekilde bağlıyor. Bu benim çok alışık olduğum bir tür değildi. Bu yüzden başta adapte olmakta biraz zorlandım. Ama yaklaşık 100. sayfadan sonra hikâyenin içine daha rahat girdim ve okuma deneyimim belirgin şekilde güçlendi. Kitap genel olarak kolay okunan bir yapıya sahip. “Bir bölüm daha okuyayım” hissini veriyor. Ancak şunu özellikle belirtmek gerekiyor: Bu kitap kesinlikle yetişkin okurlara yönelik. Sert bir anlatım dili var ve içerdiği bazı olaylar rahatsız edici olabilir. Zaten kitabın başında da hassas içeriklerle ilgili bir uyarı yazısı bulunuyor. Bu yüzden okumayı düşünenlerin bunu göz önünde bulundurması gerektiğini düşünüyorum. Sonuç olarak: Benim için akıcı, sürükleyici ve farklı bir okuma deneyimi oldu. Türüne çok alışık olmamama rağmen kendini rahatça okutan bir kitaptı.
Mindf*ck 1: RiskS. T. Abby · Artemis Yayınları · 2026551 okunma
Puan vermedi·70 syf.··
2026 117. kitabı
Bugün sizlere dertleşme tadında bir kitapla geldim. @kursad.taskin ’ın Gelgeç Çıkmazı adlı eseri, ilk bakışta hacmiyle küçük görünse de kapağındaki o sisli, loş sokak lambasının altındaki yalnız figür gibi insanı kendi derinliklerine çeken, oldukça yüklü bir dertleşme seansı sunuyor. Yazarın deneme ve kısa hikayeleri bir araya getirdiği bu kitap, dış dünyadaki somut çıkmazlardan ziyade, insanın kendi içine inşa ettiği o görünmez labirentleri ve duygusal tıkanıklıkları mercek altına alıyor. Karakterlerin isimler yerine K., S., N., U. gibi sadece baş harfleriyle simgeleştirilmesi, anlatılan hikayeleri bireysellikten çıkarıp hepimize ait kılmayı başarıyor; sayfaları çevirirken aslında yazarın başkasını değil, doğrudan bizim iç kırılganlıklarımızı, mahalle sıcaklığındaki o tanıdık ama bazen de boğan aidiyetlerimizi anlattığını hissediyoruz. Kitabın temel gücü, hayatın hızına yetişmeye çalışırken ıskaladığımız, ertelediğimiz ya da bakmaktan çekindiğimiz gerçeklerle bizi son derece naif, hüzünlü fakat asla umutsuzluğa sürüklemeyen samimi bir dille yüzleştirmesinde yatıyor. “Çıkmaz bazen yol değil, insandır...” cümlesinin hakkını verircesine, hayatı sadece başımıza gelen olaylar silsilesi olarak değil, bu olaylar karşısında büründüğümüz kimliklerle anlamlandırıyor. Nitekim yazarın da altını çizdiği gibi, hayat çoğu zaman ne yaşadığımız değil, yaşarken kim olduğumuzdur. Bu farkındalık, okuyucuyu hırpalamadan, adeta şefkatli bir dost eli gibi omzuna dokunarak bir iç hesaplaşmaya davet ediyor. Eserdeki insan ilişkilerine, vicdana, ahlaka ve aidiyete dair sorgulamalar ise gündelik hayatın tam kalbinden yakalanmış netlikte. Özellikle sevgi ve nefret arasındaki o ince, geçirgen çizgi üzerine düşünürken karşımıza çıkan “İnsan en çok sevdiğine kızar; çünkü ondan vazgeçmeye niyeti
Gelgeç ÇıkmazıKürşad Taşkın · Perseus Yayınevi · 202610 okunma
8/10
·444 syf.··
2026 23. kitabı
Darkromance severim;) Savannah kendi halinde sanatla gecimin saglayan bir ressamdır,iyi ve ilgisiz bir ailede büyütulmüs ve hayatinın geri kalaninda tek başına birakilmıs, ötelenmis ailesinin hic merak etmedigi bir birey olarak yasarken sanki tüm eksiklerini tamamlasin diye hayatina cok trajik bir sekilde dahil olan Kıngle "mafya"devam eden bir hikaye . Evli oldugunu bilmedigi bir adamla henüz adı iliskı degilken 3.gorüsmesinde arkadasina hasta ziyareti sirasinda birlikte geldigi adamin esi ve k.biraderi ile kotu bir karsilasma sonucu hic suçu yokken bir aile faciasinda bulur kendini olaylar biraz farkli ilerler ve k.biraderin isledigi bir cinayete taniklik eder gördükleri karsisında korkudan yerinden kimildayamz ve o an, her ne kadar kacip kurtulmak istesede artik cok gectir . Yorumlara bakarak ön yargili basladigim bir hikayeydi fakat böyle bir hayata sahip kadini aslinda kadın ne isterin ve bu kadini nasil hayata dondürulur onu okudum icine ceken bir anlatimi vardi .Kesinlikle stockholm sendromu falan degil cünku burada kadini incitmeyen, sevmeyi bilen, sevdigi icin kadinin hayatinda nasil yer edinir savasi veren bir erkek vardi. I
KingS. J. Tilly · ‎ Independently published · 096 okunma