İnsanın hayatında kendini gerçekleştirmesini sağlayacak yüksek değerler yoksa bu da bir yoklukla imtihandır. Kişi bunun ne kadar farkındadır o ayrı bir mesele.
Oysa ihtiyaçlar değil istekler ve arzular sonsuzdur. İnsanın ihtiyaçları sınırlıdır. Arzularımızı ihtiyaç diye görmeye başladığımızda ihtiyaçlarımızın sonsuz olduğunu zannederiz.
Zira inanmak, aklı tatile göndermek demek değildir. İnanmak, aklın imkânlarını daha ileri noktalara taşımaktır. ... Sınırlarının farkına varan akıl, doğru ve sağlam zeminde ilerleme imkânına kavuşur. Sınırı aşmadan ama mevcut imkânları azami ölçüde kullanarak hakikat arayışına devam eder. Ölçüyü kaçırmamak hayati önemdedir. Zira Gazâlî'nin dediği gibi "haddini aşan, zıddına döner".