“ Üstelik gazeteyi almak için her gün koşarak postaneye giden torun, büyükannesine ve bacakları olmayan yaşlı adama bütün gazeteyi okuyordu. İşte bu sebeple bu ülkedeki en fakir insanlar bile ölüm uykusuna yatmıyor, toprakta yaprak gibi çürümüyor, asla yozlaşmıyorlar.”
“ Siz korkunun çocuklarısınız. Dini de ebedi korku, ürperti, sızlanma ve bitmeyen bir yalvarış olarak algılıyorsunuz. Tanrı’nın gerçek çocukları olsaydınız hayatınızı kendiniz şekillendirir, yücelirdiniz.”